Akıl Sahnesi

Bölüm 1: Kimim Ben?

  Hay aksi! Sağanak yağmurun olduğu havada şemsiye almadan dışarı çıkan aklımı sikeyim. Her gün hava durumunu düzenli olarak takip ediyor olmama rağmen bugün bakmayı unutmuştum. Dışarı çıktığımda bu hataya düşmemeyi bir kez daha öğrenmiş oldum. Aslında dün baktığımda havanın güzel olacağını ve artık ısınmaya başlayacağını söylüyordu ama sanırım kullandığım mobil uygulama beni yanılttı. Çok fazla güvenmeye başladık bu tip uygulamalara. Lanet olsun! Yağmurun ıslattığı yetmiyormuş gibi şimdi de yoldan geçen araç bir güzel sabah banyosu yaptırdı bana. Belki bardağın dolu tarafından bakıp erkenden iş başı yapabilmem için çabuk ayılmamı sağladığını düşünmeliyim ve teşekkür etmeliyim o araç sahibine. Bu kadar hümanist olmasam iyi olacak. Hep pozitif olmaya özen göstermiş bir insan olduğum halde aksilikler bazen üst üste gelebiliyor. Belki sınanıyorumdur evren tarafından. Kim bilir.

          Afedersiniz dostlarım, bugün buraya beni dinlemeye geldiniz fakat ben kendimi tanıştırmayı unuttum. Ben kendi aklımın sahnelerinde uzun uzun konuşma yapan ve her konuşmasına da binlerce hücre katılan akıl fakirinin tekiyim. Bazen içimdeki kişiyle uzun uzun sohbet eder, bazen onunla tartışır, bazen de yapacağım konuşma ya da yazacağım kitap için onunla prova yaparım. Sağolsun beni hiç kırmadığı gibi çok da yardımcı olmuştur. Ona gerçekten minnettarım. Kiminle konuşacağımı söylüyorsam o kılığa girip benimle oymuş gibi konuşuyor. Böylece hata yapma olasılığım çok düşüyor. Yani yanılma payı bu kadar yüksek olmasaydı düşecekti. Bir kaç denemeden sonra fark ettim ki bana yardımcı olmuyor, sadece benim istediğim gibi davranıyordu. Fikir verdiğini düşündüğüm zamanlarda nasıl bir akıl yapısı içerisindeydim bilmiyorum ama gerçekten de işe yaramıştı.

          Akıl hastası olabileceğim şüphesi hep aklımın bir yerini kaplamıştı ancak kendi kendini ele vermek istemediği için olsa gerek hiç o yüzünü göstermedi. Etrafımdakiler beni zeki ve çalışkan biri olarak görürken ben kendi kendine konuşan , içindeki kişilikle  sürekli çatışan, kendine hiç bir hayrı olmayan üşengeç bir insandım. Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol diyorlar ama olduğum gibi görünürsem normal insanların arasına karışamayıp tek başıma kafayı yiyebilirdim. Hoş, şuan da yemekten farklı olduğum söylenemez. O yüzden olduğum gibi görünemedim, göründüğüm gibi ise hiç olamadım. Çünkü yapım buna müsaade etmiyordu ve öyle olmayı da hiç bir zaman beceremedim. Tabi yaa… Beceriksiz olduğumu eklemeyi unuttum. Yine aklımın sahnelerinde hayat hikayemi canlı canlı anlatıyorum sanırım. Bana hep düşünceli insansın diyorlar. Bir bilseler o sırada aklımdaki sahnede hayat hikayemi anlattığımı, direk tımarhaneye -hemen teslim olarak- postalarlar herhalde.

Bölüm 2: Burası Neresi?

Previous Post Next Post

You Might Also Like

1 Comment

  • Reply DemirDöküm Servisi Eylül 28, 2016 at 14:40

    okurken keyifin dibine vurdum tebrikler.

  • Leave a Reply

    Powered by themekiller.com