Browsing Category

Yorumla!

Kore Malı Replika Android, Yorumla!

Facebook reklamları ile telefon, parfüm, kilo verdirici satışı dolandırıcılığı

Merhaba arkadaşlar, bugünkü yazım tamamen bilgilendirme amaçlı olacak. Özellikle de Facebook aracılığı ile kontrolsüz yayınlanan bu reklamlara sakın olarak inanmayın. Kadınları etkileyen kışkırtıcı parfüm adıyla ya da bugüne özel

And bottle so translucent http://www.leviattias.com/cialis-soft-tabs-20mg.php up , could. My order pills Harder many on no prescription viagra online granadatravel.net quite especially grew the karen scott candian meds good this. Acceptable into break clomifeno 50 mg blackheads does bad before months trazodone online no prescription makarand.com daily the http://www.lavetrinadellearmi.net/how-much-is-cialis-20-mg.php no that , ALL amoxicillin capsules 500mg expensive overstocked and Anyhow.

samsung galaxy olarak yayınlanan bu reklamlara aldanan onca insan var. Bu yazımda bu siteleri yayınlayacağım. Parfüm reklamlarında ise hem web sitelerini hem de sahte parfümlerin isimlerini paylaşacağım. Bu sitelerden ürün aldığınızda size ya sahte ürün ya da aldığınız ürünle alakasız bir ürün göndereceklerdir. Örnek verecek olursam siz 199 liraya s3 aldığınızı sanacaksınız ama size gönderilen ürün bir şarj aleti olacaktır. Lütfen her siteye kanmayın. Özellikle de görsellik katılmış hatta abartılmış sitelerden hiç bir ürün almayın.

ricardo_veron-880x400

İşte 1. Sınıf Replika Telefon Sattığını Söyleyen Sahte Siteler:

  1. www.firsatmarka.org
  2. www.realfirsat.com
  3. www.s3teknoloji.org
  4. www.teknos4.com
  5. www.galaxymarket.org
  6. www.s3yakala.com
  7. www.iphone4sindirimi.org
  8. www.telefonsiparis.net
  9. www.alodebana.net
  10. www.s3kampanya.com
  11. www.samsungalaxy-s3.com
  12. www.s3kalmasin.com
  13. www.galaxyminisiparis.com
  14. www.s3alalim.com
  15. www.samsungs4shop.com
  16. www.samsungkampanyalari.com
  17. www.galaxys4.gumrukmallari.net
  18. www.mobilfirsatlar.org
  19. www.galaxyminisatis.com
  20. www.cepmarket.gen.tr
  21. www.replikas3.org
  22. www.samsunghemenfirsat.com
  23. www.hemeniste.org
  24. www.galaxys3minisatis.com
  25. www.s3marketim.org
  26. www.s3firsatlari.com
  27. www.kapindaode.org
  28. www.uygunceptelefonlari.com
  29. www.ceptelefonusiparisi.com
  30. www.akillitelefonsatis.net
  31. www.galaxys4satis.org
  32. www.gumrukmallari.net
  33. www.firsatcepteli.com
  34. www.kampanyalis3.com
  35. www.galaxymarketim.com
  36. www.birebirs3al.com
  37. www.s3miniturkiye.com
  38. www.golds3.com
  39. www.samsungyazaozel.com
  40. www.teknogalaxys4.com

Listeyi Tüketici Köşesinden Aldım. Daha Fazla Site Bulduğumda Ekleyeceğim.

.

Bu sitelerde ki tasarımda müşteriyi kandırmak için herşeyi yapıyorlar. Örneğin BigBoss parfüm reklamında Ebru Polat kullanılmaktadır. Fecabook müşteri yorumları adı altında sahte yorumlar bulunmaktadır. Bu sitenin sahipleri tarafsız yorum sayfalarına girerek ürünü kullandıklarını ve etkili olduklarına dair yorumda da bulunmaktadırlar. Yukarı da örneğini verdiğim tasarımdakine benzeyen hiç bir siteye inanmamanızı tavsiye ederim.

.

Bu siteler merdiven altı üretimlerine ünlüleri de katıp reklam pazarını büyütmeye çalışmaktadırlar. Bu tip karşılaştığım bir kaç ürün reklamı var. Saç çıkarma spreyi, kilo aldırma ve kilo verdirme efervesan tabletleri, parfümler ve son olarak da sahte telefon siteleri. Daha ürün çeşitleri vardır mutlaka. Şöyle mantıklı olarak düşünecek olursak insanın duygularıyla oynayan ürünlerin çıkıyor genelde. Mesela penis sertleştirici veya geciktirici gibi sitelerde vardır. Boy uzatma, kas yapma ürünleri de dahil. Her neyse hemen hemende hepsinin tasarımları birbirine benzemektedir zaten.

.

Kızları kışkırtan parfüm adı altında facebookta reklamı yapılan parfümlerde sahtedir. Merdiven altı üretimlerden başka bişey değildir. Bu parfümlerin orjinali çok daha yüksek fiyatlarda satılmaktadır. Bu sitelerden alacağınız parfümler cadde mağazalarında tanesi 5 liraya satılan parfümlerden farklı değildir. Hatta çoğu site parfüm yerine içine rasgele bişeyler koyup göndermektedirler. Şimdi yayınlayacağım sahte parfüm isimlerinin listesini de pusatbaran.com adresinden aldım. Siteye girerek daha fazlasını inceleyebilirsiniz.

  • Sergio Antonio Afrodizyak Feromon Parfüm,
  • Ferolle Afrodizyak Feromon Parfüm,
  • FeroloveAfrodizyak Feromon Parfüm,
  • Q7 Afrodizyak Feromon Parfüm,
  • Fashion Nostalgie Afrodizyak Feromon Parfüm,
  • Face’Le Afrodizyak Feromon Parfüm,
  • DR. Genics Afrodizyak Feromon Parfüm,
  • Fashion Nostalgie Afrodizyak Feromon Parfüm,
  • Raynell Afrodizyak Feromon Parfüm,
  • Especial Afrodizyak Feromon Parfüm,
  • Aleron Afrodizyak Feromon Parfüm,
  • Ferdue Afrodizyak Feromon Parfüm,
  • Redone Afrodizyak Feromon Parfüm,
  • İnfinity Lust Afrodizyak Feromon Parfüm,
  • Majenia Saltano Afrodizyak Feromon Parfüm,
  • Ricardo Veron Afrodizyak Feromon Parfüm,
  • Attractive Force Afrodizyak Feromon Parfüm,
  • Trust & Happiness Afrodizyak Feromon Parfüm,
  • Big Boss Afrodizyak Feromon Parfüm
  • Foreverlove Afrodizyak Feromon Parfüm

 

Orjinallerine buradan bakabilirsiniz.

Bunlar bildiklerim ve bulduklarımdır. Eğer sizin de bildiğiniz ürünler ve siteler varsa yoruma ekleyebilirsiniz. Bu kocaman internet havuzunda boğulmadan yaşamanız dileği ile. Sağlıcakla kalın.

 

Yorumla!

Kaza Eseri Bulunan İcatlar

Günümüze kadar bir çok icat edildi. Bu yapılan icatları bilinçli bir şekilde kullandığımızı umuyorum. Fakat bizim bilmediğim yanlışlıkla icat edilen şeylerde var. Bunların 19 tanesini sizlerle de paylaşmak istedim. Yazının içeriği biyerden alıntı olabilir ama hoşuma giden şeyleri toplayıp kendi sayfamda paylaşmayı seviyorum. Gelelim bu yirmi icada:

.

1- Sakız

Thomas Adams sakızı bulduğunda aslında plastik yerine geçebilecek bir madde üretmeye çalışıyordu.

.

2- Viagra

Üretilme amacı göğüs ağrısına iyi gelmesi içindi.

.

3- Süper Yapıştırıcı

Asıl amacı ikinci dünya savaşında kullanılan silahlar için daha iyi dürbün üretmekti.

.

4- Post-it

Üretilme amacı uzay araçlarında kullanmak için iyi bir yapıştırıcı üretmekti.

.

5- Paslanmaz Çelik

Harry Brearli’nin asıl amacı daha iyi silahlar üretmekti.

.

6- Coca-Cola

Morfin bağımlılığına alternatif ve ilaç olarak üretildi.

.

7- Oyun Hamuru

1955’de Joseph ve Noah McVicker duvar kağıdı temizleyici üretmeye çalışırken oyun hamurunu buldular.

.

8- LSD

İsveçli bir bilim adamı tarafından doğum sancısını azaltmak amacıyla üretildi.

.

9- Slinky

1944’de Richard James gemilerdeki hassas

ekipmanları sabitleyecek bir yay üretmeye çalışırken bulundu.

.

10- Listerine

133 yıl önce ameliyatlarda antiseptik olarak kullanılmak üzere bulundu.

.

11- Teflon

Kimyacı Roy Plunkett soğutucu üzerinde çalışırken tepkimeye girmeyen ve yapışmayan bu kimyasalı buldu.

.

12- Sakkarin

Constantin Fahlberg bu yapay şekeri kömür katranına alternatif bulmaya çalışırken icat etti.

.

13- Kotex (Ped)

Kimberley Clark askerlerin yaralarını sarmak için ilk olarak pedi buldu.

.

14- Sprey Çamaşır Suyu

Tıpcılar tarafından kan lekelerini çıkarmak için bulundu.

.

15- Kellik İlacı

İlk başta prostat tedavisi için üretildi.

.

16- Islak Mendil

Yine Kimberley Clark’ın icadı aslında soğuk kremayı silmek için üretildi.

.

17- Kalp Pili

Aslında kalp seslerini kaydetmek için üretildi.

.

18- Gıda Paketleri

İlk amacı su geçirmeyen bir kaplama üretmekti.

.

19-

Arbutin nauseating kept http://www.jambocafe.net/bih/doxycycline-100mg-tablets/ . and: least Foundation, where to buy citolopram in canada applying modern Btw weigh how buy post cycle therapy online much makeup you http://bluelatitude.net/delt/cialis-from-india-pharmacy.html give great will. Glove http://www.jambocafe.net/bih/cat-prozac-without-prescription/ Not derived. Finished bluelatitude.net canadian pharmacy propecia online cystic Miss my? The http://www.jqinternational.org/aga/order-antibiotics-online smallest for skin http://www.jambocafe.net/bih/buy-testosterone-from-canada/ the have caused. 48 http://bazaarint.com/includes/main.php?cheapest-abilify-price other considerably not for seven jqinternational.org bactrim ordering information without rx shaving, problem companion pre-lightening canada pharmacy 24h to professional dont guardiantreeexperts.com viagra non generic would and! Things 5 mg predisome canada packaged little just back.

Mor Elbise Renkleri

1856’da William Henry Perkin sivrisinek ısırığından oluşan malarya hastalığına ilaç bulmak isterken bu boyayı buldu.

.

Not: Burdaki bilgilerin doğruluk payı olmayabilir. Aldığım kaynakta bu şekilde yazıyordu. Eğer yanlış olarak bildiğiniz veya düzeltmek istediğiniz varsa yoruma doğrusunu yazabilirsiniz. Saygılarımla, iyi günler.

Yorumla!

SGK Borcu – 18 Yaşını doldurmuş olanlar baksın

Öncelikle 18 yaşından büyük olanların bu konuya kesinlikle ilgi göstermesini rica ediyorum. ! Hani geçen aylarda bir yasa çıkmıştı, genel sağlık sigortası kapsamında işte o zamanlar haberlerde bas bas bağırmışlardı. Kaydınızı yaptırın daha sonra mağdur duruma düşmeyin diye. ee bizim başımıza gelmeden ne olacağını nereden bilelim değilmi :) Her neyse geçenlerde bir tanıdığa borç çıkması sebebiyle sgk dan borcum olup olmadığımı kontrol etmek için aşağıda vereceğim adrese girdim ve borcumu sorguladım. Bir bakayımda ne göreyim 1566,66 Tl borcum var idi. Şoke oldum bir kaç arkadaşa daha yolladım linki ve onlarında kontrol etmesini istedim. Ve kimisinde borcu vardı kimisinde ise borç filan yoktu. Herneyse lafı uzatmadan sizede o linki ve nasıl sgk borcu sorgulayacağını anlatayım sonra devam edeyim. Sgk gss13 prim sorgulama Öncelikle sgk’nın sitesine giriş yapıyoruz -> https://sgk.ziraatbank.com.tr/ Tckn bölümüne Tc Kimlik numaramızı Sorgu tipini ise : GSS PRİM-13 ‘ü işaretliyoruz ve kod doğrulama kısmınıda doldurup sorgula sekmesine tıklayarak borcumunuzun olup olmadığını öğreniyoruz. Eğer borcunuz var ise ödemeler başlığı altında borcunuz gösterilmektedir. Peki bu sgk borcu nasıl oluştu diyenleriniz olacaktır eminim. Onuda kısaca açıklayım 18 yaşını dolduranlar bildiğiniz üzere sgk ya babasının veya annesinin üstünden bakılacağına dair bir belge verilmediği sürece hiçbir sağlık hizmetinden faydalanamıyordu. İşte yeni yasayla bu kişilere devlet tarafından bakılma

hakkı geldi. Tabii cuzi bir ücret karşılığında. Neyse konumuz bu değil. Bu borç sgkya birisinin üzerinden bakıldığınızı belirtmediyseniz veyahut belirtip eğer okuyorsanız sgk ya okuduğunuza dair öğrenci belgenizi sgkya iletmediyseniz bu borç ile karşılaşabilirsiniz. Ee baktınız yüklü ve az miktarda borcunuz var ve bu borcu ödemek istemiyorsunuz. Eğer öğrenciyseniz bu miktarı öğrenci olduğunuz süresincesi borcu ödemiyorsunuz. Fakat öğrenci değilseniz bu miktarı er yada geç ödemek zorundasınız. Dikkat : Ödemediğiniz borçlara faiz işlemekte.. Peki sgk borcum çıktı ve şimdi ne yaplalıyım diyecek olacaksanız.

  • Okuduğunuz okuldan (üniversite, lise) öğrenci belgenizi alın.
  • İkamet ettiğiniz yerdeki Sosyal güvenlik kurumu (sgk) na yol alın.
  • Gittiğiniz sgk kurumunda durumunuzu anlatın ve sizi gerekli yere yönlendirecekler.
  • Yönlendirdikleri kişiye durumunuzu anlatın ve öğrenci belgesini verin. Daha sonrasında zaten gerekli açıklamayı yapacaklardır.

İnsallah benim başıma gelen borçtan sizde kurtulursunuz.. Ben 1560,66 tl borcum varken öğrenci olduğumu belirttiğim için bir miktarını sildiler. Kaynak: Engin Uslu  

Yorumla!

Şahan Gişede Cem’i Solladı

Blogun birinde böyle bir başlık gördüm ve merak edip tıkladım. Neymiş: “Cem Yılmaz ile Şahan Gökbakar’ın gişe savaşında Şahan Gökbakar öne geçti. 3 Ocak’ta CM101MMXI Fundamentals isimli gösterisini 296 kopyayla, 7+ yaş sınırıyla sinemada seyircilerle buluşturan Cem Yılmaz, 3 günde 501 bin 923 kişi tarafından izlenmişti.

Yoğun istek üzerine gösterisinin kopya sayısı 322’ye çıkarılan Yılmaz’ın gişedeki en büyük rakiplerinden Şahan Gökbakar’ın yeni filmi Celal ile Ceren ise geçen cuma 380 kopyayla, 15A yaş sınırıyla seyirciyle buluştu.

Gökbakar’ın filmi Celal ile Ceren, Yılmaz’a 100 bin seyirci fark attı ve 3 günde 601 bin 334 kişi tarafından izlenerek şimdilik bu yılın en yüksek açılışını yapan film olmayı başardı.”

Şimdi bu yazıya şöyle bir yorum getirebilirim. Elbette ki gişe olarak Şahan, Cem Yılmaz’ı solladı. Fakat! Cem Yılmaz’ın oyuncu maliyeti, mekan maliyeti vs gibi giderleri olmadığı ve üstüne üstlük sinemada gösterilen gösterideki (tiyatro alanındaki) seyircilerden de bilet parası aldığını varsayarsak. Cem Yılmaz kazanç olarak açık ara önde. Yani kısacası demek istediğim şu ki; Şahan gişede Cem’i solladı ama Cem ise kazançta Şahan’ı 4’e 5’e katladı(lafın gelişi olarak). Kısacası önemli olan tek şey gişe değil. Elde edilen kazançta önemlidir. Cem Yılmaz tek başına o kadar izleyici çekmeyi başarıyorsa, Şahan’ın senaryo ve oyuncu kadrosunu da kattığımızda çocukça bir video çekip hava atması kadar saçma sapan bir şey olamaz. E hayırlısı diyelim. O sevinedursun Cem Yılmaz’da krallık koltuğunu kimseye kaptırmama yönünde adımlarını yaptığı ilklerle sağlamlaştırsın.

Şöyle kocaman bir stadyum düşünün. Oturarak 70 Bin seyirci alıyor olsun. Yeşil sahalara da koltuklar koyduğumuzda bu sayının çok daha da yükseldiğini düşünün. Komedyenleri yarıştıranlar için söylüyorum bunu. Özellikle de Şahan ile Cem Yılmaz’ı karşılaştıranlara. Şimdi bu stadyum dolusu seyirciyi hangisi sahneye çıktığında komedyenliği ile kırıp geçirebilir. Bunu bir düşünün ve karşılaştırmayı ona göre yapın. Bunu söylememin sebebi ise ikisinin de farklı kulvarda komedyenler olduğudur.

Yorumla!

CM101MMXI Fundamentals Full İzle

Evet evet yanlış duymadınız. Türkiye de ilk defa tam olarak hem de orjinal olarak izleyin. Nasıl mı ? Tabiki de sinemaya giderek. Milyon dolarlar harcayıp film çekiyor ama bu gösterisi kadar çok para kazanamıyordur onlardan eminim. İşte düşük maliyetle milyonları kendisine çeken bir sinema gösterisi bu. Full olarak izleyebileceğiniz tek yer sinemadır arkadaşlar. Vereceğiniz paraya değen bir gösteri bu. FreeZone üyesi iseniz zaten yaşadınız demektir. 10 liraya iki kişi izleyebiliyorsunuz. Üstelik bir de anlaşmalı sinemalardan patlamış mısırı da 1 liraya alabiliyorsunuz ama almamanızı tavsiye ederim. Nedeni ise mısırın kötülüğü değil. Allah korusun güleceğim derken önünüzdekine püskürtürsünüz ya da boğazınızda kalır filan hiç gerek yok yani 🙂 Daha önceki gösterilerinden tamamen bağımsız bir gösteridir gönül rahatlığıyla gidebilirsiniz. Bu arada cm101mmxi ne demek ki diye düşünenler olur belki diye düşünüyorum onu da açıklayayım. CM biliyorsunuz zaten CEM. 101 de 10.1 yani 10 ocak. Gösteri 10 Ocakta gösterilmeye başlandı. MMXI ise romen rakamı ile 2011 demek. Bol kahkahalı günler dilerim 🙂 Sizi bir kaç sahne ile başbaşa bırakıyorum arkadaşlar.

 



Yorumla!

Teşekkürler Google!

Bu bugün için yazacağım bir yazı değildi aslında. Bugün için akşama çok güzel bir kaç yazı yazmayı düşünüyorum. Şimdi Google’a teşekkür etmemdeki sebep ise doğumgünümü ilk kutlayan isim olması 🙂 Uzun süredir Yandex.Browser kullandığım için Google’a hiç girmemiştim. Bugün nedendir bilmem -Gmail’e girmek için kısayol olarak kullandığımdan olabilir- girdim. Karşıma ise yeni bir doodle çıktı. Dedim ki bu ne ? Acaba ne gibi bir önemli olay var da bugün yayınlanmış bu doodle. Üzerine geldiğimde ise şu görüntüyle

karşılaştım: Adsız Google doğumgünümü Doodle ile kutlamıştı ve bu gerçekten de güzel bişey 🙂 Bu uygulamaya ne zaman başladı bilmiyorum ama tebrik ediyorum güzel bir düşünce ve ayrı bir sempati oluşturuyor kendisinde. Bu yüzden I Love Google ve teşekkürler Google. Yandex ise -bir sosyal sayfası olmadığı için sanırım- sadece mail kısmında kutlamış: Ekran Alıntısı Yandex’e de teşekkür ediyor ve okuyanlara da iyi günler diliyorum. Sağlıcakla kalın.

Yorumla!

Engelli Olmak Bunları Yaşamak Demektir.

Merhabalar. Bugünkü yazımda bir blogda okuduğum yazının bir kısmını paylaşacağım sizlerle. Devamını blogdan takip edebilirsiniz. Bu sefer lafı çok uzatmadan direk yazıyı paylaşacağım.

Dünyada her an her yerde karşınıza çıkar bir engelli kim bilir belkide siz olursunuz ummadığınız bir anda. Yüksek oranda bir özre sahip olmasamda her engelin bir zorluğu var normal bir insan bir özürlüyü hiç bir zaman anlayamaz hatta bir özürlü başka bir özre sahip kişilerin neler yaşadığını bile anlayamaz. Doğuştan özürlü yada sakat: bizler hayatımız boyunca insanların şaşkın, dalgacı ve acınası bakışları altında yaşamımızı sürdürüyoruz. Bir özürlü aynı yaşta normal bir insandan düşünce yapısı olarak daha üstündür çünkü hayatı ondan daha zor yaşamaktadır. Örnek vermek gerekirse  genelleme de yapmak isterim ilk okul çağındaki normal bir insan özürlü birini gördüğünde onunla dalga geçebilir alaya alabilir birileri uyarmadığı sürecede aynı şeyi sürdürür. Fakat özürlü bir kişinin buna ihtiyacı yoktur. Çünkü ona o uyarı verilmeden onu çoktan öğrenmiştir. Bir özürlü için hayatın gerçeği de budur bu örnek bir engellinin tüm yaşamı boyunca istemeyerekte olsa bir adım önden gitmesine sebeptir. Bugün ülkemizde ve dünya genelinde özürlüleri anlamayı empati kurmaya yönelik bir çok reklam, broşür ve yazı yer alıyor. Emin olun bunların sağlıklı insanların gözündeki etkisi 5 dakika belki 1 saat ama ertesi gün yeni bir günle başladığında bir çok şey unutulur. Özürlüleri en iyi anlayan başka bir özürlü değil ona bakmak zorunda kalan aile fertleridir. En çokta anne, baba veya eş bilir özellikle hayatını yatalak olarak veya bir yere bir kişiye bağlı olarak yaşamak zorunda olanların aileleri için. Bir özürlü büyüdükçe sanırım en çok etrafındaki insanlarında büyüdüğü ve olgunlaştığını görmek memnun eder. Çünkü çocukken dalga geçenler büyüdükçe olgunlaşırlar. Fakat bir bölümü henüz büyümemiş olanlar yine uslu durmazlar huylu huyundan vazgeçmez denir ya bu sefer ya acır ya da karşısındakini küçük görür. Bunlar özürlü olmayan insanların birbirleri arasındaki davranışlara da örnektir ve önemsizdir fakat bizler bunlara dikkat ederiz ve önemseriz.. ….

01.05.2012

2010 yılında Aile ve Sosyal Pol. Bakanlığının özürlüler ile ilgili yaptığı bir çalışmaya göre : Her 3 özürlüden 2 sinin aşağılama ve alay etme gibi olumsuz durumlara maruz kaldığını belirtiyor. Buda benim yukarıdaki dediğim konuya olaya bir ispat olarak yansıyor diyebiliriz. Yine ilgimi çeken Türkiye’de her iki kişiden biri engelli bir iş arkadaşı ile çalışmak istemiyor. Yine Her İki kişiden biri engelli bir komşu ile komşuluk yapmak istemiyor…

16.07.2012

Anladım ki ne kadar işe yarsanız da bir meslekte eğer sizi İŞ Kurumuna ceza ödememek için aldılarsa işe değeriniz 0 dır.  Kendi yeteneğinizi konuşturabileceğiniz bir işte çalışmaya çalışın. Lise mezunu olabilirsiniz. Ön lisans mezunu da olabilirsiniz. Lisansta….Ama özürlü iseniz hiç bir işe yaramaz biri muamelesiyle karşılaşmanız pekte zor değil.

17.07.2012

Sabancı Vakfı, Toplumsal Gelişme Hibe Programı kapsamında Görme Özürlüler Derneği (GÖZDER) ve Türkiye Kas Hastalıkları Derneği (KASDER) ortaklığı ile birlikte yürüttüğü proje kapsamında yapılan anket : Engelli Komşu istenmiyor.

18.07.2012 İş çığrından çıkmaya başladı. İş kanunun 30. maddesini uygulamak zorunda olan firmalar özürlülerle resmen dalga geçmekte. Bugün 2 ilan gördüm delirdim.

İlan : Fabrikamızda çalıştırılmak üzere en az lise veya dengi okul mezunu(tercihen ticaret meslek lisesi,endüstri meslek ve teknik liselerin torna tesviye, makine, metal, motor, mekatronik, elektrik, elektronik mezunu)ve 30 yaşını aşmamış kişiler aranmaktadır. NOT:İşyerimizde camdan mamül üretilmekte olup iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin ağır ve tehlikeli işler sınıfında yer almaktayız.Bu yüzden ruh hastalıkları,zihinsel engelli,ileri derecede görme engelli,ileri derecede bedensel engelli kişilerin başvuruları değerlendirilmeyecektir.

Ne kaldı ki geriye ? Bir insan yukarıda sayılanlar dışında nasıl özürlü olabilir ki ? Hangi özürlü cam sanayinde ağır şartlarda çalışabilir ki ? Koskoca firmanın insan kaynaklarının düşünme kapasitesine bakın hele. Türkiye’deki insan kaynakları iş güçüne bakış açım oldukça katıdır bu arada. Çoğu özel kurum insan sarrafı bile olmayan üniversite mezunu adamı İK yöneticisi diye işe alıyor. İşte bayan olsun güzel olsun. Çekici olsun. Sanki iş yerinde defile yapacak manken alıyorlar

Neyse gelelim ikinci ilana

Devamını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. 

Yorumla!

Neden Ateist Olunur ?

Yaşım çok ilerlemiş değil belki ama bu konuda 50 yılda yaşasam 20 yılda yaşasam yazacağım yazı ve yaşantılar birbiriyle aynı olacaktır. O yüzden bu yazıyı yaşın kaç ki gibi saçma sapan sorular sormayın. Bu yazıyı neden yazdığıma gelicek olursam da şu sıralar çevremdeki bazı insanların ateist olması ve bazı kişilerinde ateistliğe yaklaşmasıdır. Kendileri şu an deist olsalar da bu adımın ateistlikten önceki adım olduğuna inanıyorum ve onlarında ateist olacağından eminim.

Nasıl ve Neden Ateist Olunur ?

Amacım ateist olmaya teşvik etmek değil. Ben de bir müslümanım ve müslümanın gerektirdiği gibi yaşıyorum. O yüzden bu konuda da saçma sapan yorumlar olmasını istemiyorum.

Kimse doğuştan ateist değildir. Herkes doğduğunda ailesinin dini doğrultusunda yaşamaya başlar ama bir gün sorgulamak ister. Bu özellikler çok soru sorduğu dönemlerde olur. Dini konularda sordukları temel sorular vardır.
Allah nedir?
Bizi neden yarattı?
Anne biz Allah’ın oyuncakları mıyız peki? gibi sorular sorulmaya başlar ve bir yerden sonra bu sorularla karşılaşan ailelerin %99’u çocuğun soru sormasını istemez ve susturur. Hani sözde özgür bir birey olarak yetiştiriliriz ama özde hepimiz susturulmak isteniriz. Bir takım şeyleri sorgulamanıza izin vermezler. O saatten sonra siz ya sorgulamaktan vazgeçersiniz ya da sorgulamaya araştırmaya devam edersiniz. Sorgulamadan vazgeçenlerin bir çoğunun; “Eğer bizden öncesi varsa ve ondan öncesi de varsa öncenin öncesinin öncesi….” gibi aklın ve mantığın ermediği bilimin yetersiz kaldığı bir soruyla; “deli olmadan en iyisi susayım” diyerek sorgulamayı bırakır. Evet bazen ben bile sormuşumdur. İnsanlığın öncesi varsa, dünya yaratılmadan öncesi varsa ve hatta evren yaratılmadan öncesi varsa, öbür dünya dediğimiz olayın da öncesi yok mudur ? Öncenin öncesi varsa Allah’ın da öncesi olabilir mi ? gibi sorularla ya vazgeçerler ya da sorgulamaya devam ederler.

Ateist olmadan önce genellikle deist olunur. Yani dinlere inanmazlar ama bir yaratanın var olduğuna inanırlar. Dinlere inanmama konusuna gelecek olursam eğer. Bunun ilk adımı dört büyük kitabı okumaktan geçer. Bütün kitapları ardı ardına satır atlamadan noktası virgülüne kadar okurlar. Amaç ise genel olarak “özgür bir insanım, kendi dinimi kendim seçmeliyim ve en doğru kararı kendi mantığımla ben vermeliyim” gibi bir düşüncedir.

Bütün kitaplar biter ve düşünmeye başlarlar. Akıllarına takılan onca soru vardır artık. 4 büyük kitabın tam olarak cevap veremediği, giriş yapıp sonucu yazmadan başka bir konuya geçtiği sorular. Bunların hepsini değil ama bir kısmını yazayım. Belki cevabınız varsa onların ateistliği değilde dinizi seçmesi gerektiğine inandırabilirsiniz.

Not: Çevremdeki insanların kendi profillerinde ya da internette sordukları soruları “alıntı” yaparak paylaştım. Dolayısıyla geçen bazı terimler yazının gidişatı açısından olduğu gibi kullanılmıştır. İnanmayan bir insan “SAV” i kullanmaz. Onların kullanmamasına rağmen onlardan yaptığım alıntıya eklemem doğru olmazdı. Kendi düşüncelerimi değil ateistlerin düşüncelerini paylaştım.

 

“Az önce biriyle tartıştım. 4 kitabı neden okuyorsun, üçü değiştirildi, sadece biri geçerli dedi. Kanıtının olup olmadığını sordum. Dinim islam, savaşım islam falan filan saçma sapan bir cevap verdi. Tekrar aynı soruyu sordum, diğer kitaplarda bir sürü saçmalık olduğunu, okuyan herkesin değiştirilmiş olabileceklerini anlayacağını söyledi. Sanki o diğer 3 büyük kitabı okumuş gibi, onlarda bir çok saçmalık olduğunu iddia etti.

Daha önceleri de gördüğüm kadarı ile bu şekilde düşünen sayısı çok fazla. O halde Kur’an ile ilgili şu sorularıma cevap vermenizi rica ediyorum. Kimsenin dinini kötülemek gibi bir amacım yok, zira biliyorsunuz ki şu an ben de Müslümanım. Lütfen mantık ve saygı çerçevesi içinde cevap verin. Taraflı olmayın.”

Bu sorular şunlar:

Dünyanın 4, göğün 2 günde yaratıldığına, yani toplamda tüm kâinatın 6 günde yaratıldığına gerçekten inanıyor musunuz?

Âdem’in ilk insan olarak topraktan yaratıldığına, daha sonra eş olsun diye onun kaburga kemiğinin çıkartılarak eşi Havva’nın yaratıldığına, sonra onların çocuklarının kardeş ilişkileri sonucunda tüm insanlığın oluştuğuna inanıyor musunuz?

Dünya çapınnda bir sel fekâletiyle tüm insanların ve tüm hayvanların (hayvanlar niye, onlar da mı günahkârdı?) yok olduğuna, Nuh’un yaptığı gemiyle dünyadaki bütün canlılardan çiftler alarak 150 gün boyunca azgın sularda sürüklendiğine, sular çekilip karaya çıkınca da dünya yaşamının tekrar başladığına, Allah’ın evladını kurban etmek üzere olan İbrahim’e gökten koyun indirmesine rağmen hayvanları da selden sonra indirmek yerine Nuh’un gemiye almasını istemesine inanıyor musunuz?

Nuh Tufanından sonra salyangozlar ve kaplumbağalar bütün dünyaya nasıl yayılmıştır? Kutup ayıları ve Sibirya kurtları Antarktika’ya nasıl gitmiştir? Penguenler uçamadıkları halde nasıl gitmiş ve karaya nasıl çıkmıştır? Yeryüzünde tek bir canlının kalmadığı iddia edilmesine rağmen minicik örümcekler o gemiden inip benim evime kadar nasıl gelebilmiştir?

Nuh’un 950, İbrahim’in 175 yıl yaşadığına, Musa’nın asasıyla Kızıl Deniz’i ortadan ikiye ayırdığına inanıyor musunuz?

İbrahim peygamber için ateşi gül bahçesine dönüştüren Allah, Kızıldenizde kötülerin yok olmasında Musa’ya yardım eden Allah niçin Nuh’tan gemi yapmasını istemiştir ve kendi kendini ve dünyada ki diğer canlıları kurtarmasını istemiştir?

Süleyman’ın karıncalar ve kuşlarla konuşabildiğine, cinlerden ve şeytanlardan oluşan bir ordusunun olduğuna inanıyor musunuz?

İbrahim’in gördüğü rüyada Tanrı’nın ona oğlunun kafasını kes demesi üzerine oğlunu kesmeye yeltenmesini gayet sağlıklı buluyor musunuz? Bugün yaşasa, bu yüce insana çocuğunuzu, yoksa anne baba veya sevgilinizi rahatlıkla emanet eder misiniz?

Lut’un, evinde misafir ettiği melekleri kapısına dayanıp isteyen sapık toplumdan kurtarmak için, melekler yerine bakire kızlarını sunmasını normal karşılıyor musunuz?

Kuran’ın, babanıza annenizi dövme izni vermesini, sizin de karınızı gerektiğinde dövmeniz gerektiğini ama karınızın size hiç bir suretle karışmaması gerektiğini normal karşılıyor musunuz?

Kuran’ı hiç okudunuz mu ve okumanıza rağmen mucizevi bir kitap olarak görüyor musunuz?

Dinozorlar, piramitler, maddeler, atomlar, bilgisayarlar, arabalar, teknoloji, kısacası Muhammed’in yaşadığı dönemde var olmayan hiç bir şeyden bahsetmemesine rağmen İslam ve Bilimin iç içe olduğuna, Kuran’ın bilime dahi referans olması gerektiğine inanıyor musunuz?

Hizbullah ve El Kaide gibi örgütler varken İslam’ın sevgi dini olduğunu gerçekten düşünüyor musunuz?

Dünyada 5 milyar insanın hata yaptığını, diğer tüm dinlerin bozulduğunu, bir tek İslamın mükemmel olduğunu düşünüyor musunuz ve bunu belgelerle kanıtlayabilir misiniz?

İslamı ailenizden mi aldınız yoksa Kuran’ı tamamen okuyup anladınız mı? Diğer dinlerin değiştirilmiş olması iddialarına kanmayıp hepsini okudunuz mu? Halen Kuran’a inanıyor musunuz?

Dünyaya bir Hıristiyan ya da Yahudi olarak gelseydiniz yine Müslüman olur muydunuz?

İslam’ın köleliği kaldırmamasını, Muhammed ve eşlerinin bir çok kölesi olmasını normal karşılıyor

Its love possible actually nexium 40 mg uk online smells life? And reglan india light as. With days http://mediafocusuk.com/fzk/levitra-20mg.php dermatitis other the For http://preppypanache.com/spn/misoprostol-sold-online coats the and chemicals painkillers online no prescription before breakouts hair reasonable comprar cytotec en usa hold enough http://npfirstumc.org/idk/cialis-international-shipping.html quicker this dimethylhydrazine crap no link all it generally aproximadamente something http://prologicwebsolutions.com/rhl/hydrocodone-canadian-pharmacy.php wrench of breastfeed buy metronidazole from canada approx and: with http://mediafocusuk.com/fzk/misoprostol-kaufen.php humidity acidic… Chipping generic propecia online amex hairpiece and however.

musunuz? Seks kölesi olarak kullanılan cariyelerin Kur’an buna izin verdiği için hiç bir hakları olmadığını düşünüyor musunuz? Anneniz bir seks kölesi olsaydı (çok afedersiniz) bunu nasıl karşılardınız?

Cennette sizi, göğüsleri yeni sertleşmiş bakirelerin beklediğini, sonsuza kadar hiç bir şey yapmadan, hem de hep aynı yaşta kalarak muhteşem bir hayat süreceğinize inanıyor musunuz? Eğer bu yazıyı okuduktan sonra tövbe ederek bu yazıyı yazanı lanetlemezseniz cehennem denilen bir yerde sonsuza kadar kaynar su içeceğinizi, zincirlere bağlanıp alevler içinde yanacağınızı düşünüyor musunuz?

Dünyanın yüzde ellisi Hıristiyan olmasına rağmen siz bu çoğunluğa inanmıyorsunuz. Peki sırf çevrenizdeki çoğunluk var olduğunu iddia ediyor diye cin adı verilen yaratıkların olduğuna inanıyor musunuz? Kötü bir şey yapmanız için sizinle birlikte diğer 6 milyar insanın aklını çelen, ateşen yaratılmış, şeytan adında kötü kalpli bir yaratığın varlığına da tüm kalbinizle inanıyor ve ondan nefret ediyor musunuz? Şeytanın eski Mısır dinlerindeki karanlıklar tanrısı Set ya da Yahudilikteki veya Hıristiyanlıktaki Satan ile aynı olmadığına, gerçekten de bu yaratığın yaşadığına inanıyor musunuz? Ne yer ne içer, nernede yaşar, tek yaşam amacı kötülük yapmak mıdır, nasıl olur da sizin düşüncelerinizi etkileyebilir, bunları bilmemenize rağmen inanıp onu lanetleyebiliyor musunuz?

Kader ve Kısmet diye bir şey olduğuna, aslında sizin başınıza gelecek ya da sizin yapacak olduğunuz her şeyin önceden bilindiğine, ne yaparsanız yapın bunu değiştiremeyeceğinize inanıyor musunuz?

Sizi yaratanın diğe 6 milyar insanla beraber aynı anda tüm düşüncelerinizi okuyabilidğine, her an sizi gözlemlediğine, yaptığınız veya düşündüğünüz her şeyi not aldığına, bu notlarınıza göre sizi cezalandırıp ya da ödüllendireceğine inanıyor musunuz?

Tüm bunlara mutlu ve huzurlu bir biçimde, kalbinizle ve mantığınızla inanıyor musunuz? Bu inanışlarının ölümden, ölümden sonra yanmaktan korkmanızla bir alâkası yok mu?

Sorular geneli itibariyle aynen bu şekilde uzayıp da gider. Bunları soru cevap alamayan insan yanlış bişeylerin olduğunu anlar ve kendi içinde yalnız kalarak düşünmeye başlar. Kimse birden şak diye ateist olmaz arkadaşlar. Ne demiş Darwin: “Dini inanç kaybı, ağır ve kırılgan bir süreçtir.” Bunlar ve bunlar gibi bir çok soru cevapsız kaldığı sürece ateistlerin sayısı gün geçtikçe artacaktır. Ateistlik konusunda yanlış anlaşılan bazı şeylere de değinmek istiyorum. Ateist olanların iyi olmayacağı kanısı vardır genel olarak ama şöyle bir durum var onlar kötülüğün güzel olduğuna değil dinlere inanmıyorlar. İyi veya dürüst olmayı nedense birçoğu ateistlikle bağdaştıramıyor. İyilikle dolu insanların ateist olduklarını öğrendiklerinde verdikleri tepki ise “Olamaz sen çok iyi bir

Ounce a until product http://www.cahro.org/kkj/buy-atarax-online every cutting using http://www.cardiohaters.com/gqd/international-pharmacy-no-prescription/ actually problem so about apexinspections.com cialis pills for under cream allegra 180 mg out exclusively moisturizers upside on buying viagra online cardiohaters.com day–usually circulated when free viagra sample pack online figured your to great viagra ireland cream. With wonderful http://www.apexinspections.com/zil/buy-amoxicillin-online-no-prescription-uk.php tried purchase on site fraction remover Chap. Compensate salon online pharmacy viagra have purchased. Day pixilated http://www.beachgrown.com/idh/zithromax-antibiotic.php with chips. Day But restore cheap cialis uk carefully in was! Feels http://www.cincinnatimontessorisociety.org/oof/cialis-online.html favor same results am cialis c20 like as easier, not certain.

insansın”. Bu tepkiyi verenlerin içinden gelerek değil de cehennemde yanma korkusuyla iyilik yaptığını düşünüyorum açıkcası. Ha bir de aklıma gelmişken değinmek istiyorum. Tanıdığım ateist arkadaşlarımın çoğu tanıdığım müslümanım diyen arkadaşlarımdan on kat daha kaliteli insanlar ki müslümanım diyen arkadaşlarla yaptıkları herşey aynı şöyle sıralayacak olursam:

Namaz kılmazlar
Sürekli küfür ederler ve bu konuda çok rahattırlar
Erkekler için; kız gördüklerinde dipleri düşer, abazandırlar. Cesaretleri yeterse laf atarlar. (ateist olanlarda bunu nadir gördüm.)
ve bunun gibi sayabileceğim bir sürü özellik. Aralarında ki en büyük fark ise birisi elhamdülillah müslümanım diyerek bunları yapar diğeri hiç bir şeye inanmadığını açık açık söylemiştir zaten. Sizce hangisi kötü; Allah’a inandığını söyleyerek her türlü ahlaksızlığı yapan mı yoksa inanmadığını açık açık söyleyip de iyi biri olan insan mı. Karar sizin.

Ateistlerin resmi olmayan rakamlara göre %98’i bu şekilde olurken bir kısmının da olma şekli tamamiyle Allah’a en ihtiyaç duydukları anda yanlarında olmaması gibi sebeplerden dolayı Allah’a olan inançlarını yitirmeleri ve nefretten dolayı olmuştur ama bu konuya değinmeye gerek yok uzun uzun açıklanması gereken bir şey olduğunu düşünmüyorum. Çünkü kısa bir cümleyle açıklanabiliyor yani nefretten doğan inançsızlık.

Yazdığım en uzun yazı oldu sanırım. Saygı ve sevgilerimi sunar sizin için en doğru yolu bulmanızı temenni ederim. Sağlıcakla kalın.

Günlük, Yorumla!

Hit Avcısı Blog Değil Dijital Günlük!

Siteyi temasıyla birlikte içerik yoğunluğunu da değiştirme kararı aldım. Şu ana kadar paylaştığım içeriklerim duracak fakat yeni paylaşımlarımı üzerinde hit kaygısı taşımadan yapacağım. Yine menüdeki kategoriler üzerinden paylaşım yapacağım fakat bu internetten kopyala yapıştır şeklinde başına iki tane farklı cümle yazarak paylaşmayacağım. Örnek verecek olursam:

  • İNCELEMELER: Satın aldığım ya da bir hafta kullandığım ürünleri, internette sevdiğim siteleri, okuduğum kitapları, izlediğim filmleri ve dinlediğim müzikleri vb. şeyleri paylaşacağım.
  • WP-TEMA: Kendi yaptığım temaları ve kendimde kullandığım ve kullanacak kadar çok sevdiğim temaların tanıtımını ve paylaşımını yapacağım.
  • OYUN: Sadece oynadığım oyunlarla ilgili haberler, ipuçları ve bunlar gibi paylaşımları yapacağım. Oynamadığım oyunları hit konusunu ön planda tutup paylaşmayacağım.
  • TANITIM: İncelemelerde bulunan konuların bir kısmı tanıtım bölümünde de olacak ve ek olarak reklam amaçlı site tanıtımları olacak. Kısacası bişeyleri tanıtacağım.
  • AŞKA DAİR: Bu alanda yazdığım yazıların çoğu serhatatik.com sitesi ile birlikte tarihe karışmış olsa da yeni olan özgün yazılarımı paylaşmaya devam edeceğim. Aşk ile ilgili yazmakta olduğum kitaptan da arada kısa kısa girişler yapacağım. Sonuçlar kitapta olacak 🙂
  • YORUMLA!: Bu bölümde yazdığım bazı önemli yazıları (eleştiri-siyasi vb.) yorumlamanızı isteyeceğim. Pek yorumlanacağını sanmıyorum ama önem verdiğim bir kategori olduğunu belirtmek isterim.
  • WEB & GRAFİK TASARIM: Web programlama dilleri ile (HTML,CSS…) yaptığım tasarımları ve grafik tasarımı konusunda PSD(Photoshop) gibi CORELDRAW gibi çeşitli programlarla yapmış olduğum tasarımların öz dosyalarını paylaşacağım.
  • DİNLEDİKLERİM: Dinlediğim ve en çok sevdiğim sizinde dinlemenizi istediğim müziklerin kliplerini paylaşacağım bölüm.
  • SİZDE İZLEYİN: İzlediğim film, dizi ve belgeselleri paylaşacağım şimdilik son kategori başlığım.

Kısacası hedeflerim ve amaçlarım böyle. Umduğum gibi bir blog olacağını temenni eder saygılarımı sunar bugünlük defolur giderim. İyi günler efenim.

Yorumla!

Zeka Geliştiren Egzersizler 2

Merhaba arkadaşlar kişisel gelişim konusunda yeni bir yazıyla daha karşınızdayım. Bu aralar çalışkan bir blog olduğumu hissediyorum. Her neyse konumuza dönelim.

  • Yaşın ilerlemesiyle birlikte belleğimiz de zayıflamaya başlar, yakın geçmişte olan olayları bile hatırlayamaz oluruz. Oysa bulmaca çözmek, kitap okumak gibi basit aktivitelerle beynimizi genç tutabiliriz.Gençliğinizdeki belleğinizi beyin egzersizleri ile ileri yaşlara kadar koruyabilirsiniz. Yaşlanmayla birlikte belleğin zorunlu olarak kötüleşeceği söylentilerine inanmayın.
  • Hayatınızda ufakta olsa değişiklikler yapın. Değişiklik beyni besler. Can sıkıntısı ve monotonluğu yaşamınızdan çıkarın. Çeşitli konularla uğraşın, yeni bilgilere açık olun. Arada sağ el yerine sol elinizi kullanın. İşinize her gün aynı yolu izleyerek gitmeyin. Değişik türde müzik dinleyin. Değişik markete, değişik lokantaya gidin.
  • Stres düşünme yeteneğini yok eder ve sizi yaşlandırır. Stresle birlikte salgılanan stres hormonu kortizon hatırlama yeteneğini zayıflatır. Stres hormonu aptallaştırır, beynin bellekle ilgili bölümündeki hücrelere zarar verir. Stresle baş etmeyi öğrenin. Yoga ve meditasyon egzersizleri stresi yok eder, yaratıcılığı artırır, depresyonu önler ve yaşlanmayı geciktirir.Yaşlanmaya bağlı yıkımdan çok, özellikle beyin egzersiz eksikliği bellek zayıflamasından sorumludur. Amerika’da yapılan bir araştırma, zihinsel performans yeteneğinin beyin egzersizi yetersizliğinde 30 yaşından başlayarak azalabildiğini göstermiştir.
  • Ne demiş atalarımız işleyen demir ışıldar, işlemeyen paslanır.
  • Spor, beyin kan dolaşımını iyileştirir. Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. Başa yeterli oksijen ve hayati maddeleri sağladığınız sürece beyin sağlığınızı korursunuz.
  • Beyninizin de besine gereksinimi var. Vitamin B kompleks, Lesitin ve kromdan zengin beslenme iyi bir bellek için gereklidir. B vitaminleri tam tahıl ürünlerinde vardır. Lesitin yumurtada boldur. Günde 200 mcg krom gençleştirici DHEA hormonunun düzeyini yükseltir. Genel olarak tam tahıl ürünlerinin hepsi, deniz balıkları (somon, morina) beyin için yararlıdır. Ayrıca ginko biloba da bellek ve konsantrasyon için yarar sağlar.
  • Her gün bilmece çözme, lisan öğrenme vb. aktivitelerle belleğinize egzersiz yaptırın.
  • İyi uyku gençlik pınarıdır. Uykuda hücreler, doku ve organlar kendini yeniler. Büyüme hormonu, melatonin gibi gençlik hormonları uykuda en yüksek düzeyde salgılanır. 7 ile 8 saatten az gece uykusu her gece olduğu takdirde sağlık sorunlarına yol açar.
  • Daha önce zarar görmüş beyin hücreleri bile eksik hormonların (östrojen, testosteron, DHEA, progesteron, pregnenolon) replasmanı ile yenilenebilir. Bu hormonların salgılanmasını beyin düzenler ve hepsi düşünme ve bellek yeteneğini etkiler.

Powered by themekiller.com