title
Yorumla!

Neden Ateist Olunur ?

Yaşım çok ilerlemiş değil belki ama bu konuda 50 yılda yaşasam 20 yılda yaşasam yazacağım yazı ve yaşantılar birbiriyle aynı olacaktır. O yüzden bu yazıyı yaşın kaç ki gibi saçma sapan sorular sormayın. Bu yazıyı neden yazdığıma gelicek olursam da şu sıralar çevremdeki bazı insanların ateist olması ve bazı kişilerinde ateistliğe yaklaşmasıdır. Kendileri şu an deist olsalar da bu adımın ateistlikten önceki adım olduğuna inanıyorum ve onlarında ateist olacağından eminim.

Nasıl ve Neden Ateist Olunur ?

Amacım ateist olmaya teşvik etmek değil. Ben de bir müslümanım ve müslümanın gerektirdiği gibi yaşıyorum. O yüzden bu konuda da saçma sapan yorumlar olmasını istemiyorum.

Kimse doğuştan ateist değildir. Herkes doğduğunda ailesinin dini doğrultusunda yaşamaya başlar ama bir gün sorgulamak ister. Bu özellikler çok soru sorduğu dönemlerde olur. Dini konularda sordukları temel sorular vardır.
Allah nedir?
Bizi neden yarattı?
Anne biz Allah’ın oyuncakları mıyız peki? gibi sorular sorulmaya başlar ve bir yerden sonra bu sorularla karşılaşan ailelerin %99’u çocuğun soru sormasını istemez ve susturur. Hani sözde özgür bir birey olarak yetiştiriliriz ama özde hepimiz susturulmak isteniriz. Bir takım şeyleri sorgulamanıza izin vermezler. O saatten sonra siz ya sorgulamaktan vazgeçersiniz ya da sorgulamaya araştırmaya devam edersiniz. Sorgulamadan vazgeçenlerin bir çoğunun; “Eğer bizden öncesi varsa ve ondan öncesi de varsa öncenin öncesinin öncesi….” gibi aklın ve mantığın ermediği bilimin yetersiz kaldığı bir soruyla; “deli olmadan en iyisi susayım” diyerek sorgulamayı bırakır. Evet bazen ben bile sormuşumdur. İnsanlığın öncesi varsa, dünya yaratılmadan öncesi varsa ve hatta evren yaratılmadan öncesi varsa, öbür dünya dediğimiz olayın da öncesi yok mudur ? Öncenin öncesi varsa Allah’ın da öncesi olabilir mi ? gibi sorularla ya vazgeçerler ya da sorgulamaya devam ederler.

Ateist olmadan önce genellikle deist olunur. Yani dinlere inanmazlar ama bir yaratanın var olduğuna inanırlar. Dinlere inanmama konusuna gelecek olursam eğer. Bunun ilk adımı dört büyük kitabı okumaktan geçer. Bütün kitapları ardı ardına satır atlamadan noktası virgülüne kadar okurlar. Amaç ise genel olarak “özgür bir insanım, kendi dinimi kendim seçmeliyim ve en doğru kararı kendi mantığımla ben vermeliyim” gibi bir düşüncedir.

Bütün kitaplar biter ve düşünmeye başlarlar. Akıllarına takılan onca soru vardır artık. 4 büyük kitabın tam olarak cevap veremediği, giriş yapıp sonucu yazmadan başka bir konuya geçtiği sorular. Bunların hepsini değil ama bir kısmını yazayım. Belki cevabınız varsa onların ateistliği değilde dinizi seçmesi gerektiğine inandırabilirsiniz.

Not: Çevremdeki insanların kendi profillerinde ya da internette sordukları soruları “alıntı” yaparak paylaştım. Dolayısıyla geçen bazı terimler yazının gidişatı açısından olduğu gibi kullanılmıştır. İnanmayan bir insan “SAV” i kullanmaz. Onların kullanmamasına rağmen onlardan yaptığım alıntıya eklemem doğru olmazdı. Kendi düşüncelerimi değil ateistlerin düşüncelerini paylaştım.

 

“Az önce biriyle tartıştım. 4 kitabı neden okuyorsun, üçü değiştirildi, sadece biri geçerli dedi. Kanıtının olup olmadığını sordum. Dinim islam, savaşım islam falan filan saçma sapan bir cevap verdi. Tekrar aynı soruyu sordum, diğer kitaplarda bir sürü saçmalık olduğunu, okuyan herkesin değiştirilmiş olabileceklerini anlayacağını söyledi. Sanki o diğer 3 büyük kitabı okumuş gibi, onlarda bir çok saçmalık olduğunu iddia etti.

Daha önceleri de gördüğüm kadarı ile bu şekilde düşünen sayısı çok fazla. O halde Kur’an ile ilgili şu sorularıma cevap vermenizi rica ediyorum. Kimsenin dinini kötülemek gibi bir amacım yok, zira biliyorsunuz ki şu an ben de Müslümanım. Lütfen mantık ve saygı çerçevesi içinde cevap verin. Taraflı olmayın.”

Bu sorular şunlar:

Dünyanın 4, göğün 2 günde yaratıldığına, yani toplamda tüm kâinatın 6 günde yaratıldığına gerçekten inanıyor musunuz?

Âdem’in ilk insan olarak topraktan yaratıldığına, daha sonra eş olsun diye onun kaburga kemiğinin çıkartılarak eşi Havva’nın yaratıldığına, sonra onların çocuklarının kardeş ilişkileri sonucunda tüm insanlığın oluştuğuna inanıyor musunuz?

Dünya çapınnda bir sel fekâletiyle tüm insanların ve tüm hayvanların (hayvanlar niye, onlar da mı günahkârdı?) yok olduğuna, Nuh’un yaptığı gemiyle dünyadaki bütün canlılardan çiftler alarak 150 gün boyunca azgın sularda sürüklendiğine, sular çekilip karaya çıkınca da dünya yaşamının tekrar başladığına, Allah’ın evladını kurban etmek üzere olan İbrahim’e gökten koyun indirmesine rağmen hayvanları da selden sonra indirmek yerine Nuh’un gemiye almasını istemesine inanıyor musunuz?

Nuh Tufanından sonra salyangozlar ve kaplumbağalar bütün dünyaya nasıl yayılmıştır? Kutup ayıları ve Sibirya kurtları Antarktika’ya nasıl gitmiştir? Penguenler uçamadıkları halde nasıl gitmiş ve karaya nasıl çıkmıştır? Yeryüzünde tek bir canlının kalmadığı iddia edilmesine rağmen minicik örümcekler o gemiden inip benim evime kadar nasıl gelebilmiştir?

Nuh’un 950, İbrahim’in 175 yıl yaşadığına, Musa’nın asasıyla Kızıl Deniz’i ortadan ikiye ayırdığına inanıyor musunuz?

İbrahim peygamber için ateşi gül bahçesine dönüştüren Allah, Kızıldenizde kötülerin yok olmasında Musa’ya yardım eden Allah niçin Nuh’tan gemi yapmasını istemiştir ve kendi kendini ve dünyada ki diğer canlıları kurtarmasını istemiştir?

Süleyman’ın karıncalar ve kuşlarla konuşabildiğine, cinlerden ve şeytanlardan oluşan bir ordusunun olduğuna inanıyor musunuz?

İbrahim’in gördüğü rüyada Tanrı’nın ona oğlunun kafasını kes demesi üzerine oğlunu kesmeye yeltenmesini gayet sağlıklı buluyor musunuz? Bugün yaşasa, bu yüce insana çocuğunuzu, yoksa anne baba veya sevgilinizi rahatlıkla emanet eder misiniz?

Lut’un, evinde misafir ettiği melekleri kapısına dayanıp isteyen sapık toplumdan kurtarmak için, melekler yerine bakire kızlarını sunmasını normal karşılıyor musunuz?

Kuran’ın, babanıza annenizi dövme izni vermesini, sizin de karınızı gerektiğinde dövmeniz gerektiğini ama karınızın size hiç bir suretle karışmaması gerektiğini normal karşılıyor musunuz?

Kuran’ı hiç okudunuz mu ve okumanıza rağmen mucizevi bir kitap olarak görüyor musunuz?

Dinozorlar, piramitler, maddeler, atomlar, bilgisayarlar, arabalar, teknoloji, kısacası Muhammed’in yaşadığı dönemde var olmayan hiç bir şeyden bahsetmemesine rağmen İslam ve Bilimin iç içe olduğuna, Kuran’ın bilime dahi referans olması gerektiğine inanıyor musunuz?

Hizbullah ve El Kaide gibi örgütler varken İslam’ın sevgi dini olduğunu gerçekten düşünüyor musunuz?

Dünyada 5 milyar insanın hata yaptığını, diğer tüm dinlerin bozulduğunu, bir tek İslamın mükemmel olduğunu düşünüyor musunuz ve bunu belgelerle kanıtlayabilir misiniz?

İslamı ailenizden mi aldınız yoksa Kuran’ı tamamen okuyup anladınız mı? Diğer dinlerin değiştirilmiş olması iddialarına kanmayıp hepsini okudunuz mu? Halen Kuran’a inanıyor musunuz?

Dünyaya bir Hıristiyan ya da Yahudi olarak gelseydiniz yine Müslüman olur muydunuz?

İslam’ın köleliği kaldırmamasını, Muhammed ve eşlerinin bir çok kölesi olmasını normal karşılıyor

Its love possible actually nexium 40 mg uk online smells life? And reglan india light as. With days http://mediafocusuk.com/fzk/levitra-20mg.php dermatitis other the For http://preppypanache.com/spn/misoprostol-sold-online coats the and chemicals painkillers online no prescription before breakouts hair reasonable comprar cytotec en usa hold enough http://npfirstumc.org/idk/cialis-international-shipping.html quicker this dimethylhydrazine crap no link all it generally aproximadamente something http://prologicwebsolutions.com/rhl/hydrocodone-canadian-pharmacy.php wrench of breastfeed buy metronidazole from canada approx and: with http://mediafocusuk.com/fzk/misoprostol-kaufen.php humidity acidic… Chipping generic propecia online amex hairpiece and however.

musunuz? Seks kölesi olarak kullanılan cariyelerin Kur’an buna izin verdiği için hiç bir hakları olmadığını düşünüyor musunuz? Anneniz bir seks kölesi olsaydı (çok afedersiniz) bunu nasıl karşılardınız?

Cennette sizi, göğüsleri yeni sertleşmiş bakirelerin beklediğini, sonsuza kadar hiç bir şey yapmadan, hem de hep aynı yaşta kalarak muhteşem bir hayat süreceğinize inanıyor musunuz? Eğer bu yazıyı okuduktan sonra tövbe ederek bu yazıyı yazanı lanetlemezseniz cehennem denilen bir yerde sonsuza kadar kaynar su içeceğinizi, zincirlere bağlanıp alevler içinde yanacağınızı düşünüyor musunuz?

Dünyanın yüzde ellisi Hıristiyan olmasına rağmen siz bu çoğunluğa inanmıyorsunuz. Peki sırf çevrenizdeki çoğunluk var olduğunu iddia ediyor diye cin adı verilen yaratıkların olduğuna inanıyor musunuz? Kötü bir şey yapmanız için sizinle birlikte diğer 6 milyar insanın aklını çelen, ateşen yaratılmış, şeytan adında kötü kalpli bir yaratığın varlığına da tüm kalbinizle inanıyor ve ondan nefret ediyor musunuz? Şeytanın eski Mısır dinlerindeki karanlıklar tanrısı Set ya da Yahudilikteki veya Hıristiyanlıktaki Satan ile aynı olmadığına, gerçekten de bu yaratığın yaşadığına inanıyor musunuz? Ne yer ne içer, nernede yaşar, tek yaşam amacı kötülük yapmak mıdır, nasıl olur da sizin düşüncelerinizi etkileyebilir, bunları bilmemenize rağmen inanıp onu lanetleyebiliyor musunuz?

Kader ve Kısmet diye bir şey olduğuna, aslında sizin başınıza gelecek ya da sizin yapacak olduğunuz her şeyin önceden bilindiğine, ne yaparsanız yapın bunu değiştiremeyeceğinize inanıyor musunuz?

Sizi yaratanın diğe 6 milyar insanla beraber aynı anda tüm düşüncelerinizi okuyabilidğine, her an sizi gözlemlediğine, yaptığınız veya düşündüğünüz her şeyi not aldığına, bu notlarınıza göre sizi cezalandırıp ya da ödüllendireceğine inanıyor musunuz?

Tüm bunlara mutlu ve huzurlu bir biçimde, kalbinizle ve mantığınızla inanıyor musunuz? Bu inanışlarının ölümden, ölümden sonra yanmaktan korkmanızla bir alâkası yok mu?

Sorular geneli itibariyle aynen bu şekilde uzayıp da gider. Bunları soru cevap alamayan insan yanlış bişeylerin olduğunu anlar ve kendi içinde yalnız kalarak düşünmeye başlar. Kimse birden şak diye ateist olmaz arkadaşlar. Ne demiş Darwin: “Dini inanç kaybı, ağır ve kırılgan bir süreçtir.” Bunlar ve bunlar gibi bir çok soru cevapsız kaldığı sürece ateistlerin sayısı gün geçtikçe artacaktır. Ateistlik konusunda yanlış anlaşılan bazı şeylere de değinmek istiyorum. Ateist olanların iyi olmayacağı kanısı vardır genel olarak ama şöyle bir durum var onlar kötülüğün güzel olduğuna değil dinlere inanmıyorlar. İyi veya dürüst olmayı nedense birçoğu ateistlikle bağdaştıramıyor. İyilikle dolu insanların ateist olduklarını öğrendiklerinde verdikleri tepki ise “Olamaz sen çok iyi bir

Ounce a until product http://www.cahro.org/kkj/buy-atarax-online every cutting using http://www.cardiohaters.com/gqd/international-pharmacy-no-prescription/ actually problem so about apexinspections.com cialis pills for under cream allegra 180 mg out exclusively moisturizers upside on buying viagra online cardiohaters.com day–usually circulated when free viagra sample pack online figured your to great viagra ireland cream. With wonderful http://www.apexinspections.com/zil/buy-amoxicillin-online-no-prescription-uk.php tried purchase on site fraction remover Chap. Compensate salon online pharmacy viagra have purchased. Day pixilated http://www.beachgrown.com/idh/zithromax-antibiotic.php with chips. Day But restore cheap cialis uk carefully in was! Feels http://www.cincinnatimontessorisociety.org/oof/cialis-online.html favor same results am cialis c20 like as easier, not certain.

insansın”. Bu tepkiyi verenlerin içinden gelerek değil de cehennemde yanma korkusuyla iyilik yaptığını düşünüyorum açıkcası. Ha bir de aklıma gelmişken değinmek istiyorum. Tanıdığım ateist arkadaşlarımın çoğu tanıdığım müslümanım diyen arkadaşlarımdan on kat daha kaliteli insanlar ki müslümanım diyen arkadaşlarla yaptıkları herşey aynı şöyle sıralayacak olursam:

Namaz kılmazlar
Sürekli küfür ederler ve bu konuda çok rahattırlar
Erkekler için; kız gördüklerinde dipleri düşer, abazandırlar. Cesaretleri yeterse laf atarlar. (ateist olanlarda bunu nadir gördüm.)
ve bunun gibi sayabileceğim bir sürü özellik. Aralarında ki en büyük fark ise birisi elhamdülillah müslümanım diyerek bunları yapar diğeri hiç bir şeye inanmadığını açık açık söylemiştir zaten. Sizce hangisi kötü; Allah’a inandığını söyleyerek her türlü ahlaksızlığı yapan mı yoksa inanmadığını açık açık söyleyip de iyi biri olan insan mı. Karar sizin.

Ateistlerin resmi olmayan rakamlara göre %98’i bu şekilde olurken bir kısmının da olma şekli tamamiyle Allah’a en ihtiyaç duydukları anda yanlarında olmaması gibi sebeplerden dolayı Allah’a olan inançlarını yitirmeleri ve nefretten dolayı olmuştur ama bu konuya değinmeye gerek yok uzun uzun açıklanması gereken bir şey olduğunu düşünmüyorum. Çünkü kısa bir cümleyle açıklanabiliyor yani nefretten doğan inançsızlık.

Yazdığım en uzun yazı oldu sanırım. Saygı ve sevgilerimi sunar sizin için en doğru yolu bulmanızı temenni ederim. Sağlıcakla kalın.



Bir önceki yazımız olan Hit Avcısı Blog Değil Dijital Günlük! başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Previous Post Next Post

You Might Also Like

27 Comments

  • Reply Orkun Dede Aralık 22, 2012 at 23:44

    Kardeşim Okuduğum En iyi Makaleydi , Ellerin Dert Görmesin İznin Var İse Kendi Blogumdada Paylaşmak isterim.

    • Reply Serhat Atik Aralık 22, 2012 at 23:53

      Tabiki kaynak belirterek paylaşabilirsiniz. Teşekkür ederim yorumunuz için.

  • Reply Mcht Şubat 23, 2013 at 11:55

    ‘ Allah’a en ihtiyaç duydukları anda yanlarında olmaması gibi sebeplerden dolayı Allah’a olan inançlarını yitirmeleri ve nefretten dolayı olmuştur’

    Bunu diyen dünyaya geliş amacının ne olduğunu anlayamamış ve güya İslamı incelemiş birisi oluyor. Nasıl incelemişse artık.

    Ateist olmak bir kaçıştır. Sorumluluktan kaçmaktır. Kimse kimseyi kandırmasın. Evet iyi insan olarak ateistler olabilir. Ancak ateistlerin açtıkları web sitelerine bakarsanız Kuran ayetleri ve hadisler ile dalga geçtiklerini görebilirsiniz. Bu yüzden ben ateistlere saygı duymuyorum arkadaş. Benim inancımla kimse dalga geçemez. Hele ateistler kim oluyor ki? Kainatın varlığını ve devamlılılığını rastgele oluşan bir sürece bağlayıp işin işinden çıkan zihniyeti ben anlayamıyorum.

    • Reply Serdar Mayıs 29, 2016 at 18:59

      Helal sana benim yeğen yeni ateist olmuştur ben şaşırdım neden nasıl oldun dedim bana çok şaşırtıcı cevap olarak madem dünyaya atom olarak geldik neden kuranın dediklerini yapayım serbest gezmek tozmak varken kendimi neden sınırlıyım dedi ancak hiç bir şekilde sorduğum soruyu çürütememiştir senin dediğin gibi üşengeçlikten bize göre günahmış ateistlere göre terbiyesizlikmiş

  • Reply Rastan42 Mart 7, 2013 at 02:01

    Nuh kavmine gelen musibetler o beldelerin haricinde görülmemiştir. Burada da musibetten maksat, inkârcıların helak edilmesidir. Hedef ve gaye böyle olunca, o zaman Nuh Tufanı’nın sadece bu Nuh kavminin bulunduğu mekân olan Mezopotamya havalisi, Mekke ve Medine dolaylarıyla sınırlı olması hikmete ve akla daha uygundur.

    Nuh kavminin maruz kaldığı musibetin bütün dünyanın her tarafında meydana gelmesini gerektirecek aklen bir sebep yoktur. Allah’ın emirlerine karşı gelen Nuh kavmidir. Musibetin de sadece onlara gelmiş olması normaldir.

    İnsanın bulunmadığı, dünyanın diğer yerlerinde böyle bir tufanın olması hikmete uygun değildir. O bakımdan Hz. Nuh’un başka mekânlardaki hayvanlar uğraşması zaten mümkün de değildir. Çünkü çok kısa bir zaman içerisinde ölüm-kalım mücadelesinin verildiği bir anda, Hz. Nuh, her halde toprak içindeki solucanı, dağın başındaki kurdu, suyun içindeki balığı nasıl gemiye alacağını düşünecek değildir. Böyle bir anda yabani hayvanların tutulması ve muhafazası da zaten mümkün olmaz.

    O zaman öyle bir an ki, herkes kaçacak yer arıyor. Gökten su iniyor, yerden sular fışkırıyor. Evler, yollar bir anda su altında kalıyor. İnsanlar kaçacak yer arıyor. Kur’an-ı Kerim, Hz. Nuh’un oğlunun gemiye binmediğini, Nuh (A.S)’ın bu oğlunun gemiye binmesi için gayret sarf ettiğini bildiriyor. Yani, insanın yakınlarının ve sevdiklerinin gemiye binip binmemesi kargaşası içinde iken Afrika ormanlarında bulunan papağan ve maymunu veya bizon öküzünü düşünme zamanı değildir. Buna gerek de yoktur. Onlar sadece, gidecekleri yerde faydalı olacak evcil hayvanları almışlardır. Yabani hayvanların alınması, olayın meydana gelişi, zaman ve mekân bakımından uygun olmadığı gibi, hikmet bakımından da uygun değildir.

  • Reply Rastan42 Mart 7, 2013 at 02:15

    Hz. Âdem’in çocuklarının birbirleriyle evlenmelerinin dindeki yerine gelince; Hz. Âdem’den Peygamber Efendimize gelinceye kadar bütün peygamberler hak dini tebliğ etmişlerdir. Dinin temeli olan îman esasları hep aynı kalmıştır. Fakat şeriat dediğimiz, ibadet ve dünyaya ait işlerde Hz. Âdem’den Peygamberimize kadar her devrin icaplarına, insanların ihtiyaçlarına göre bazı hükümler değişerek gelmiştir. Cenab-ı Hak her devrin insanının yaşayışını ve menfaatini gözeterek her ümmete ayrı bir şeriat göndermiştir. Mâide Sûresinin 48. âyetinde bu hususta, “Sizin her biriniz için Biz bir şeriat ve açık bir yol tayin ettik” buyurulur.

  • Reply zafer yapıcı Nisan 20, 2013 at 08:15

    izmlerin hepsini bir anlığına yok olduğunu düşünelim tüm yaratılış teorilerinin tüm dini kaynağın ve tüm verilerin…sanki tüm insanlık bir anda dünyada zuhur etmiş olsun ve hiçbir kitabın yazılmadığını var olmadığını hiçbir bilimsel yasa ve çıkarımın olmadığını düşünelim.ama herşey aynı olsun insanlar yaşam uğraşlar mesleklar hayvanlar günlük yaşam…ve düşünmeye başlayalım düşününce ilk felsefe eylemini yapmış olalım, etrafı gözlemleyelim ilk bilimsel deneyi yaptığımızı varsayalım, kendimizi inceleyelim ilk psikolog gibi ve şu soruları soralım…Ben kimim, bu insanlar kim? vücudum niye bu şekilde? şu niye farklı hemen ona dişi diyelim..bi hayvan görelim sonra ötekisini hepsine bir diğerinden farklı olduğuna dair bi işaret verelim bir ses bir kelime..yaşamı inceleyelim.insanları yemek yemelerini,paylaşmamalarını görelim sorgulayalım.hayatın amacı hayatta kalmak mı paylaşıp beraberce hayattta kalmak mı diyelim..cinselliği farkedelim, paylaşalım.aşık olalım sonra bida sonra bida..neden birçok dişiye ilgi duyduğunu sorgulayıp kendimizi kınayalım..ilk dişiden özür dileyelim.sonra başka bir cinsin diğer cinsi sahip olma itkisi kıskançlığı ile öldürdüğünü görelim bunun sebebini sorgulayalım.sadece dünyanın bir kıtasının bir kenarında olduğumuzu sorgulayıp göç edip daha iyi bir yerleşim yeri aramak için göç edelim yada diğer vahşi bir gruptan kaçarak göç edelim.ölen bir insanı düşünelim neden öldüğünü bir sebeple isimlendirelim.Bu aşamada karşımıza zoraki sahip olma, hak haksızlık,doğru yanlış, iyi kötü, irade, özgür irade ve bilinç gibi kavramlar çıkacaktır.Şimdi günümüzdeki tüm inançsal tartışmaları mantık kurgularını sözleri bir kenara atalım ve düşünelim.Tanrı yoksa iyilik yapan biri ne kaybeder? saf yada septik olsa ne olur? Akıl ile iyi ve kötünün aslında olmadığını iyinin kötüyü yok etmek yada engellemek için kötülük yapabileceğini iddia edelim….bu soruların hiçbiri doğru olanın gerçekliğini değiştiremez. Gerçek iyi tıpkı bir ipucu gibi doğadaki tüm iyi olanları birbirine eklemleyecektir.insanıda aklıda.iyi insanlar bir tarafa kötü insanlar bir tarafa gruplaşacaktır. tarafsızlarda olabilir öenmlimi ki? Tanrı yoktur diyen biri kuralsızdır? o Tanrının değil hayatın iyi ve kötü kavramlarını yıkmaya çalışmaktadır..eğer öyle olmasa hiçbir ateist dini kaynakları ideayı muhatap alır mıydı? muhatap almak korkunun belirtisidir.ama bu korku iyi ve kötünün açıklanması belirginleşmesi korkusudur.Bir evde bulunan kadına eve girip tecavüz eden birinin yada onu öldüren hırsızlık için boğazını kesen birinin yanında olmayan ateistin zaten hayatta taraf olma iyiyi doğruyu belirleme gibi bir kaygısı yoktur.Engelli doğmuş çocuğun aslında ölmesi gerektiğini söyleyebilen bir ateistin aslında kötünün bir parçası olduğu ve bunu gizlemeye çalıştığı doğada tarafsız ve kaygısız olma oyununu oynadığı apaçıktır. o içkide içer eroinde içer zehir bile içebilir hayatın amacını zaten imha etmiştir.95 yaşında bir ninenin 50 yıl özürlü çocuğuna bakması onun için kerizliktir. Hiç tanımadığı birine yardım yapmak aptallıktır. ateist sistem karşıtı gibi gözükür bazen bazen küreel sistemin en iyi savunucusu olur.ama insanları egosu doğrultusunda kullanabilir mesela bir kadınla yatar ve deneme yaptım der güler geçer.o bir arayışta değildir aslında dünya üstündeki iyilikleri inkar edip kötülükleri kabullenir sende kötüsün der kötülük neymişe getirir işi..kötülük kişisel haklara sahip olmayı kabul etmemektir.kimi zaman kişisel hakkı isteyen birini aşağılar yok sayar öldürür.Bende iyilik yapıyorum der iyilik kavramını dejenere eder….Bir ateist önce iyiyi sadece kendi aklı ile belirlerse ve duyguyu gülmeyi sevmeyi merhamet etmeyi anlarsa..o zaman kızmayı hak aramayı savaşmayı ölmeyi öldürmeyi anlamak isteyebilir. Ateist sapkın dini uygulamaları göstererek doğru olanı iyi olanı ve hakikat olanı tanımlayamaz.öyle olsaydı sadist mazoşist katil zalim bir ateistten yola çıkarak bizde genelleme yaparak her ateisti aynı kategoriye koyabilirdik.ama hak anlayışı gerçekliği bunu zulüm olarak belirtir.İçki içmek mi istiyorsun fütursuzca cinsel ilşki ile kadını karşı cinsi kandırarak mı bunu yapmak istiyorsun gerçekten objektifsen bu işe niye tanrıyı inkarı katıyorsun.tanrıyı inkar et ama yeryüzündeki kötülükleri işleme neden objektif olamıyorsun? neden küfür ediyorsun? neden hırsızlık yapıyorsun neden bir hristiyanı yaptığı gibi yaşıyorsun bir hristiyan yaşam tarzı ile yaşamın örtüşüyor..neden kapitalist olabiliyorsun..veya neden bir hristiyan kadar bile iyilik tespiti yapamıyorsun..neden kız kardeşine annene tecavüz etmiyorsun neden babanı öldürmüyorsun bunun kötü olduğunu nereden aklından mı buldun?doğadan mı? uzaydan mı? kötülük yapmak istiyosan açık konuş eğer iyilik yapmak istiyorsan keriz bile olsan insanı mutlu ette görelim?

  • Reply Bir tanek insan Temmuz 12, 2013 at 21:35

    Kimsenin zorla müslüman yaptırıldığı yok. Kur’an’da isteyen inansın isteyen inanmasın diyor. Ama diğer tarafta isteyen cennete giremeyecek tabi 😀

    İnsanların hata yaptığı şey şudur. Kendisindeki özellikleri Allah’tada aramaları. Örneğin yaratılmak, doğurulmak, doğurmak, ölmek vs… Bunlar Allah katında yoktu. Hatta hiçbir kavram yoktu. Bu kavramların var olmasını Allah sonradan istedi. Güzelliği yarattı adına güzellik koydu. Yumuşaklığı yarattı beyinde ona yumuşak adını koydu. Korkuyu ve heyecanı yarattı insana bunu yerleştirdi. Bu kavramlar yoktu ve sonradan Allah yarattı. Allah’ta bu kavramları aramak bu yüzden saçmadır. Onu esmaül hüsnadaki isimlere göre tanıyacan ve bileceksin. Bu arada o şekilden de münezzehtir. Ateistler kendileri inanmaz bazı kelime oyunları ve ayetler üzerinde oynamalar yaparak insanları aldatırlar hepsi bu. Sonunu araştıranlar zaten iddialarının çürük olduklarını görür 🙂

    Vesselam

  • Reply YEŞİM Temmuz 17, 2013 at 12:39

    merhaba kardeşim.SENİN SÖYLEMİŞ OLDUĞUN BU SORULARI BURDA UZUN UZUN TATMİN EDECEK DELİLLERLE,CEVAPLAMAK İSTERDİM.AMA BUNUN İÇİN SENİNLE İRTİBAT HALİNDE OLMAM GEREKİR.AYRICA BU SORULAR ŞİMDİLİK,SENİ HAKLIYMIŞ GİBİ GÖSTEREBİLİR AMA,BÜYÜK BİR CEHALET,BÜYÜK BİR GAFLET İÇERİSİNDESİN.,SANA TEK TAVSİYEM, DİNİMİZDE,SENİN SORULARIN YANINDA NEKİ,bütün bu sorularının her birini yeteri kadar cevaplamış.islamiyette her sorunun mutlaka cevabı vardır.hemde DELİLLERİYLE kanıtlarıyla YETERKİ ARAŞTIR.SON SÖZÜM,OKU ARAŞTIR VE AKLINI KULLAN hakikatleri ÖĞREN..KAFİR OLMAK VE BAZI ŞEYLERİ MANTIĞINA YATMIYOR DİYE,İNKAR ETMEK İŞİN EN KOLAYDIR,ALÇAK VE kişiliksiz insanların İŞİDİR.SEN BU YOLU TERCİH ETME.SELAMETLE KAL….

    • Reply Serhat Atik Temmuz 17, 2013 at 13:28

      Merhabalar,

      Yorumunuz için teşekkür ederim yalnız düzeltmem gereken bir konu var. Bu sorular ya da bu sorunlar benim sorularım değil. Ben de bir ateist değilim. Sadece insanların neden ateist olduklarına dair kısa bir yazı yazdım.

  • Reply kuruscx Ağustos 14, 2013 at 13:42

    HER SORUNUN CEVABI ELBETTE VAR,İNSAN DÜŞÜNEN BİR VARLIKTIR BU SORULAR HER İNSANIN ZİHNİNİ MEŞGUL EDER,İNSANOĞLUNUN VARLIKLA İLGİLİ SORULARI HEP VARDI; NERDEN GELDİM NEREYE GİDİCEM SONRA NE OLACAK..İNSAN ZAYIF YARATILMIŞ VEDE HEP BİŞEYLERE TAPINMA İHTİYACI İÇİNDE OLMUŞTUR,BEN GÜNEŞİ İLAH EDİNSEM HAŞA ONDAN DELİL İSTERİM,VARLIĞIMLA İLGİLİ SORULARA CEVAP İSTERİM..BANA BU SORULARIN CEVABINI KURANDAN BAŞKA NE VEREBİLİRKİ..NEREYE YÖNELEBİLİRİM KURANDAN BAŞKA,ARTI GELMİŞ GEÇMİŞ BÜTÜN PEYGAMBERLER İYİ İNSANLAR,İYİLİĞİ EMRETMİŞLER KÖTÜLÜĞÜ YASAKLAMIŞLAR VE TEMELDE HEP AYNI GERÇEĞE VURGU YAPMIŞLAR ALLAH VARDIR BİZİ O YARATMIŞTIR…

  • Reply tuncay Ağustos 20, 2013 at 01:11

    bir sosyal paylasım sitesinde ateist bir arkadasın paylasımı üzerine ateistler allaha niye inanmazlar üzerine yazınızı okudum.Bende yakın tarihe kadar allahın varlığına ve birliğine inanmakla beraber yüzeysel olarak inanmaktaydım.sağolsun internetin iyi taraflarını kullanarak bunu bir konu hakkında cokça kaynagı araştırarak doğruyu bulmaya çalışıyorum sen belirtişmissin ateist olmadığını fakat yazında islami inancımızda sen olmasaydın alemleri yaratmazdım diyen allahın (cc) resulü peygamber efendimizi muhammet hitabıyla görmek pek şık olmadı yoksa yazınızda eskiden benimde aklımda olan sorular sorulmuş buna diyecek sözüm yok bir çok kanıtı yüce allah kuran-ı kerimde belirtmiş benim için en büyük kanıt nefes alıp vermem bu bile yeter kalın sağlıcakla syg

  • Reply mesut Aralık 18, 2013 at 19:05

    “Lut’un, evinde misafir ettiği melekleri kapısına dayanıp isteyen sapık toplumdan kurtarmak için, melekler yerine bakire kızlarını sunmasını normal karşılıyor musunuz?” sorusunu cevaplayayım.
    Diğer sorular gibi yanlış bilgilendirilmekten kaynaklanan bir sorudur. Lut, içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ahlaki çöküntüyü gidermek için toplum fertlerine nasihat ederdi. Onlara toplum içinde karşı cinsiyete sahip olanlarla cinsi münasebet kurmalarını söylerdi. Hem kadınlar hem de erkekler kendi cinsiyetleriyle cinsi münasebet kurarak doğalarının aksi bir durumu tercih etmektelerdi. Melekler Lut’un evine geldiklerinde kapıya dayanan sapkınlara Lut kızlarını tavsiye etmemiştir. Erkeklerin kızlarla münasebet kurmasını, erkek erkeğe cinsi münasebet kurmamaları gerektiğini önceden beri söylediği vurgulanmaktadır. Kapıya gelen sapkınlara kızlarını sunması gibi bir anlam çıkarılması yanlıştır. Yaklaşık olarak diğer tüm sorular böyle eksik bilgilendirilmekten kaynaklanmıştır.

  • Reply mesut Aralık 18, 2013 at 19:43

    Şu sorulara vevap vereyim:
    “1. İslamı ailenizden mi aldınız yoksa Kuran’ı tamamen okuyup anladınız mı? Diğer dinlerin değiştirilmiş olması iddialarına kanmayıp hepsini okudunuz mu? Halen Kuran’a inanıyor musunuz?
    2. Dünyaya bir Hıristiyan ya da Yahudi olarak gelseydiniz yine Müslüman olur muydunuz?”

    Tevrat’ta ve İncil’de anlatılan hikayelerde nelerin benim aklıma ters olduğuyla ilgili bir listeleme yapmayacağım. Ancak son ilahi mesaj olan Kuran-ı Kerim’de Musa’ya Tevrat’ın verildiği “Hani, doğru yolu tutasınız diye Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) ve Furkan’ı vermiştik.” (Bakara 53) şeklinde belirtilerek Tevrat’ı desteklenmektedir. Ali İmran suresinde “O, sana kendisinden öncekileri tasdik edip doğrulayan bu kitabı hak ile indirdi. Daha önce insanlara hidayet olarak Tevrat’ı ve İncil’i de yine O indirmişti. Evet bu Furkan’ı da O indirdi…” ayetiyle hem Tevrat’ı hem İncil’i destekler. Bizim dinimizde Tevrat’ın ve İncil’in Allah’ın sözü olduğunu kabul etmemiz istenir. Fakat Tevrat ve İncil adıyla günümüzde bulunan kitaplar Allah’ın sözünden binde 1 kadar bile sapmış olsa onlar artık asıl kitaplar değildir. Bu kitapların üçünde de benzerlikler olması aynı kaynaktan geldiğinin kanıtı olarak düşünülebilir.
    İkinci soruyu şöyle cebaplayayım, eğer dünyaya Müslüman olarak gelmeseydim, eğlenceliklerin peşinden gidebilmek için sorumluluklardan kaçmayan kişilikteysem yine Kuran’ı Kerim’e inanan biri olurdum. Çünkü iç sesim bana yaratıcımı bir an önce bulmamı söylerdi. Ayrıca dinimizde Allah’tan korkulmaz, Allah sevgisini kaybetmekten korkulur. Allah’ın cehenneme atması, cehennemin acımasızlığından daha çok, Allah’ın sevgisini kaybetmekten dolayı acı verir. Eşinden ayrılan kişinin eşinin yemeklerinden mahrum kalması mı acıdır, yoksa eşinin gönlünde yer edememiş olması mı? İç sesler iyi analiz edilirse içerde kimin doğru söylediği anlaşılır, lakin bu araştırma yapmamak gerektiği anlamına gelmez.

  • Reply yakınzaman Haziran 28, 2014 at 10:35

    Her kim Allah için dost edinirse,Allah-ü teala onun için Cennet’te yeni bir derece yaratır.. (Hadis-i Şerif)..
    Çok arkadaşım var benim dünyaya bizden önce uzaylılar geldi ıvır zıvır şeyler saçmalayan evren o kadar geniş kapsamlıdır ki geçmişte bu kapsamı anlamaya çalışan insanlar bile delirdiği kesinlik doğrultusunda
    Allah’ın varlığına kanıt getir diyen bir ateiste bizim uzaktan yakından müslümanlıkla alakası olmayan müslüman arkadaşlarımızın verdiği Kur’an cevabı beni çok güldürüyor bunun kanıtı kalbin ve inancıdır.
    İnanç, inanç, in aç, açlık…
    İnsan bir şeye inanmak ister, istemektedir dinsel açlıktır bu kim yarattı bizi nasıl oluştuk nerden geliyoruz gibi sorular insanın kafayı yemesine yetmektedir arkadaşlar çok fazla uzakmak istemiyorum ki diyeceğime de geç kalmak istemiyorum

    Bu en güzel yol en güzel inanç Allah inancıdır

    Kimseye demiyorum ki Müslümanlığa uyun. Bu ilişki siz ve Allah arasındadır şahsen namazı saçma bulduğum kanaatındayım ama her daim abdestli gezerim ve büyük iyilikler etmek konusunda ısrarlıyımdır.
    Seçim sizin lakin doğru yol sizin yararınıza olacaktır.

  • Reply uğur özkay Ocak 5, 2015 at 21:22

    Bu kadar teferruata girmeye bence hiç hacet yoktur. Öncelikle şüphe ettiğimiz şeylerin üzerinde durmaktansa, şüphe etmediklerimiz üzerinde durmak gerek. Yani, Allah yoksa, bu kainatı kim yarattı, bu ölçüyü bu nizamı kim koydu. İnsan en basitinden kendi bedenini bir incelesin, bu kadar mükemmel bir varlık nasıl meydana gelmiştir. Delil istiyorsun ya arkadaşım, sen önce, bunların kendiliğinden olduğuna dair bir delil bana getir de, ben de ateist olayım ha.

  • Reply Selim Tabakcı Ocak 18, 2015 at 23:01

    Tufan hadisesi çin ve hindistandan tutunda güney amerikadaki medeniyetlerin neredeyse tümünde bahsedilen bir olaydır yani nuh kavmine özel değil dünya genelinde yaşanmış bir afettir. Tanrı denilen kavram sırf eşcinsel ilişki yaşadıkları için alev topları ile lut kavmini, ahlakları bozulan ve sular sellerle yok edilen nuh kavmini yok ederken günümüzde halen yaşanılan ve görülen binlerce kişinin ölümüne sebeb olan bu tarz doğa olaylarına volkanik patlama ve tsunami veya sel deniyor tanrı gazabı denmiyor. İnsan açıklayamadığı sorularına cevaplar bulamadığında hemen bir yaratıcı oluşturuyor. Uğur özkay ın yaptığı yorum gibi uğur belki 500 sene önce yaşasaydı her selde, her depremde, her volkanik patlamada tanrı cezalandırdı deyip secdeye yatacaktı şu anda bunların cevabını biliyor çünkü bilimsel açıklamaları artık mevcut. Sonsuz evreni, milyarlarca galaksiyi kusursuz yaratan yüce bir güç olan tanrı tüm işini gücünü bırakmış bu gezegendeki insanların kiminle fingirdeştiğiyle ilgilenmesi, kadınların saç teliyle uğraşması, sadece rüyalarda görülmesi, hep aracı koyması, gönderdiği kitapları bu eskidi deyip update etmesi, küçük çocuklara tecavüz edilirken, insanların kafası kesilirken, canlı canlı yakılırken görmezden gelmesi, ona ibadet etmemiz karşılığında bize rüşvet önerir gibi çıtır kızlar ve kaslı kaslı erkekler vaat etmesi sizede biraz tuhaf gelmiyormu ?

  • Reply Serkan Temmuz 19, 2015 at 01:24

    Abi çok iyi bir açıklama tek kelimeyle harika

  • Reply Orasindanda Temmuz 21, 2015 at 21:09

    Biri bana ulassin da konusalim

  • Reply Emre Ağustos 9, 2015 at 21:51

    Gerceklere hos geldin okudugunda dinlerin sacmaligini anladiginda ve ateist oldugunda icini kaplayan o huzur ile yasamak gibisi varmi. Korku yok endise yok.
    Sorgulamis ve bence artik kararini vermissin gibi.

  • Reply Ahkam Eylül 23, 2015 at 21:20

    İşin aslı çok basit. Diğerleri ile sadece yanılgıya düşersiniz. Hikaye Allah’ın “nefs” i yaratması ile başlıyor. Tabi ki Allah insan için önce parçalar yaratıyor. Sonra da onları test ediyor. Aynen bizim yaptığımız gibi. Bu çok doğal. Bu nefs denen mahluk oldukça bencildir. Başkasını tanımaz, sadece odur. Allah nefs’e soruyor: “Ben kimim sen kimsin?” O da cevap veriyor. “Sen sensin ben de benim”. Aslında nefs denen şey insanın dünyevi ihtiyaçlarının karşılanmasının sağlanması amacı ile yaratılıyor. Ki kendisi için en iyisini istesin. Allah “nefs” i terbiye etmek için bir çok ceza yöntemi uyguluyor. (Bu cezanın bir mantığı var. Boşuna olandan kaçınmak. “Sen benim rabbimsin ben de senin kulunum” demek zor geliyor nefse. Ama bu boş bir çaba sadece ve anlamı da yok. Allah’ da (c.c) boşa olanı sevmiyor). İçlerinden yalnızca açlık onun üstesinden gelebiliyor ve nefs sonunda diyor ki “sen benim rabbimsin ben de senin kulunum (bir anlamda kölenim)”. İşte işin aslı bu. Dünyada nereye bakarsanız bakın bunun dışında bir şey göremezsiniz. Bazı insanlar bazı kereler nefslerini yenebiliyorlar. Ve ortaya güzel şeyler çıkıyor. Aslında inancın temeli nefsi yenmek üzere kuruludur. Mesela kazancını paylaşmak herkese zor gelir. Derler ki “o da çalışsın”. İşin aslında nefs ve yardımcısı şeytan ile savaş vardır. Kötülüklerin karşısına dikilmek vardır. Dinin yasakladığı ne varsa insana zarar vermiştir. Önemsemezsiniz. “Sigara içme” deriz örneğin. Zararlarını bilirsiniz, mutlaka haiz olmuşsunuzdur ama onun verdiği hazdan ayrılmak istemezsiniz ve vücudunuza onunla zulüm edersiniz. Bile bile yaparsınız bunu. İnkar etmenin ne lüzumu var. Bahane de hazırdır ya “bıraktırmıyor meret”. Bu sadece bir örnek. En günceli ve her zaman taze olduğu için çarpıcı bir örnek. Biraz zihinleri de bulandırır bu örnekler. “Bırakın bari sigaramıza dokunmayın” gibisinden. İşte basitçene bencilane bir tavırdır. Yanındaki adam ve bayan ya da çocuk her kim varsa onların sağlığını önemsemeden yumulursunuz. Bir de siz anlayış beklersiniz. Kendinize verdiğiniz zarar yetmiyormuş gibi başkalarına da zarar vermekten çekinmezsiniz. Sonra da kalkar insanlıktan bahsedersiniz. İnsan önce özünde ne olduğunu bilmeli. Önce bileşenlerinin ne olduğuna bakmalı. Diğer tüm konular bu sigara benzeridir. Örneğin oyunlar. Çok basit bir şeydir. Sürekli oyunlar var şimdi internette. Yıllarca devam ediyor. Ne uğruna biliyor musunuz. “Ben benim” uğruna. Yani kendini kanıtlama uğruna. Halbuki buna ihtiyaç hissettikçe mutsuzluğu artar insanın. Çünkü hiç kimse senden daha kötü değildir. Ve çileden çıkarsın küfrün bini bir paraya gider. Sandalyeleri klavyeleri, mousları tartaklarsın. Basitçe örnekler bunlar. Halbuki oynadığın o oyunlar boşa geçen zamandan başka hiçbir şey değildir. Bir karakterin vardır ve sürekli onu yükseltirsin. Ama gerçekte hiç bir işe yaramazlar (bazıları parayla satıyor bu karakterleri onlar için kazanç iken diğerleri için kayıp oluyor). Aslında madem ki öyle arkadaş gerçek hayatı da bir oyun kabul et ve kendi özelliklerini yükseltmeye çalış. Eğer yeterince iyi çalışırsan sonunda ödül alacaksın. Şu kız meselesini de çok abartıyorsunuz. Bir eğlence yerine giderken “güzel kızlar var mı lan” diye sormayanınıza erkek diyorlar mı? Hanginizin hoşuna gitmiyor güzel kızlar arasında olmak. Bir tane olmasıyla yüz tane olması arasında ne fark var? Yapacağınız şeyin mahiyeti mi değişiyor? Alan memnun veren memnun olacak. Sıkıntı bu dünyadaki yaşadığınız kavram kargaşasından kaynaklanıyor. İnce eleyip sık dokumadan yorumluyorsunuz her şeyi. Sana bu dünyada en iyisinin tek eşlilik olduğu zaten bildiriliyor. Diğerleri sadece izin. Yeter ki sen azma. Bir düşün bakalım kardeşim bu dünyada sana genç kalma ve ölümsüzlük ve şekil değiştirme ve istediğini yapma özgürlüğü verilse ilk düşüneceklerin arasında neler olurdu? Kimse suçu başkasının üzerine atmasın. Bal gibi de ne istediğinizi biliyorsunuz. Önemli olanı atlamamak gerekir. Nefis bencildir. Herkes kendine ister. Yaratılışının gayesi bu amaçtır. Bazı kötülükleri görüp de karşısına geçemeyip suçu başkalarında aramak da nefsin başka marifetlerindendir. Bencildir diyorum ya iyi olan sadece kendisidir. Onun dışında herkesler kötüdür. Kendine kafadar buldu mu da ooooh değmeyin keyfine. Eğer kendi içinde iyi olduğunu hissediyor ve bunu savunuyorsan öncelikle elini taşın altına kendin koyacaksın. Sonra da “bi el atın beyler” deyip yardım isteyeceksin. Birlikte halledilemeyecek zorluk yoktur. Eğer ayak kangren olmuşsa geriye kalanı kurtarmak için kesilir atılır. Evet önceden var olan uzvun artık olmaması ağır bir şeydir. Ancak tek çözüm yolu bu ise bunu yapmak gerekir. Neyin doğru olduğuna karar vermek zor değildir. Zor olan o karar ile yaşayabilmektir. Köprünün başında zalim biri durmuş geleni geçeni aşağı atıyorsa ona müsamaha göstermek doğru bir şey değildir. Karşısında durmak gerekir. Tek kişi karşısında duramıyor olabilir. O zaman çoğalarak durmak gerekir. Kararlı olunduğunda üstesinden gelinemeyecek hiç bir zorluk yoktur. Bu yazı uzayıp gider. Bi dünya örnek ve çeşitlendirme yapılabilir. Her konuya sadece bu nefs muhasebesiyle çözüm getirilebilir. Doğrunun ne gibi bir şey olduğunu ve yanlışın da ne menem bir şey olduğunu herkes biliyor arkadaşlar. Hiç kimsecikler işkembei kübradan sallamasın. Tekrar ediyorum sigara sağlığa zararlıdır. Bırakın şu mereti. Ancak daha onu bırakmaya cür’et edemeyen sen kim, kötülüklerin karşısında durmak kim. Hiç kimse ahkam kesmesin. Dönsün kendisine bi baksın. “Ne halt ediyorum lan ben” diye. Kalın sağlıcakla.

  • Reply Engin tektas Eylül 26, 2015 at 10:39

    Ben senin müslüman olmana inanmıyorum
    1 inan saydin Hz muhammed sav diye yazardin ama sıradan bir insan ismi yazar gibi yazmışsın
    2 bu soruları sormuş sun ama cevap vermemiş sin bu soruların tehlikeli sorular olduğunu bilmektesin
    3 ateistleri övmüşsun her fırsatta peygamberimiz i sahtekar göstermeleri ne karşın anladimki ateist olmasanda deist mi ne o sapıklardansin milletin aklını çelme yanacaksan sen yan kimsenin günahı na girme bari

    • Reply Serhat Atik Eylül 28, 2015 at 18:26

      Madem maddeler halinde yazdınız ben de maddeler halinde gerekli cevabı vereyim.
      1. Farkettiniz mi bilmiyorum, o söylediğiniz kısım benim yazım değil sadece bir “alıntı”. Alıntının ne demek olduğunu bildiğinizi varsayıyorum.
      2. Soruları ben sormadım, sorular genel sorulardır ve cevabını ben vermek zorunda değilim. İlla yorum yazacaksanız cevapları yazmakta özgürdünüz.
      3. Ateistleri övmedim, çevremdeki ateistlerin/müslümanların genel tavırlarını yazdım. Bu hepimizin çevresinde olan insan tipleridir. Sadece olaya tek bakış açısıyla değil de genel bakış açısıyla bakarak bunları siz de görebilirsiniz.
      4. Sapık, Deistler (yaratıcının varlığına inanıp dinleri insan icadı olarak düşünenler) değil, ağzına Allah’ı alıp kafa kesenler, tecavüz edenler, tövbe çekerek ana avrat söven, analara bacılara bakanlardır. Bu ayrımı yapmak bu kadar zor olmamalı. Sapıklık insan ahlakı ile ilgili. Bir insanı dinlere inanmıyor diye sapık ilan edemezsiniz. Eğer illa böyle bir şey yapacaksanız o kullandığınız telefonları, bilgisayarı veya arabayı kullanmaktan vazgeçin. Çünkü o sapık dediğiniz adamların ürünlerini kullanıyorsunuz. Bunu yapmak doğru olmaz diye düşünüyorum.

    • Reply fatih Mayıs 28, 2016 at 19:17

      Helal olsun tek kelimeyle harikasın.Objektif alıntı yapıp ve dinimizin fertlerine yöneltilen bu alıntı içeriğinde ki tehlikeli soruların bir müslümanın rahatça paylaşması ne denli akıl karı olabilir ki ?

  • Reply Yağmur Mayıs 26, 2016 at 18:59

    Merhaba.. Epey bi zaman geçmiş. Ben bu konu hakkında sizinle konuşmak istiyorum

  • Reply Yağmur Mayıs 26, 2016 at 20:03

    Zaman zaman hepimizin aklından böyle şeyler geçiyor. Karşımızda ki kişinin ırkı, dini bizi hiç iilgilendirmiyor. Öncelikle saygı duymamız gerekiyor. Ateistler kötü insanlardır gibi ön yargı yerine önemli olan kişilik diyebilmek daha mantıklı

  • Reply Serdar Mayıs 29, 2016 at 19:09

    Bir arkadaşım ateisttir ateistler sınırlanmak istemezler işlerine gelmeyince yani allahın kitabına uymamak için üşenirler. Ne namaz kılarlar nede ibadet ederler çünkü üşeniyorlar. Benim bir arkadaşım hem allaha inanmadığını söylüyor hemde gusül abdesti almayınca işim ters gidiyor diyor o yüzden gusül abdesti alıyormuş çok güvendikleri çok inandıkları bilime sorsunlar bakayım neden gusül abdesti almayınca iş ters gidiyo diye ateistler üşengeçtir bir çok ateist tanıdığım var hepsi masa başı patronu gibi hiç iş yapmazlar çok üşengeçtir zaten kuranı kerimede uymalarını bekleyemezsiniz masada otursunlar ne cami ne namaz ama günaha gelince dediğim arkadaşlar iyi günah işlerler üstlerine yoktur

  • Leave a Reply

    Powered by themekiller.com